Aldatma ve Aldatılmanın Perde Arkasında Neler Olur?

Aldatma ve Aldatılmanın Perde Arkasında Neler Olur?

Dünyanın neresinde olursa olsun aldatmış ve aldatılmış olan kişiler ilişkilerinde bazen tek taraflı bazen de iki taraflı olarak duygusal acı hissini yaşarlar. Bu duygusal acı hissi ise hayal kırıklığı, değersizlik ve umutsuzluk duygularından oluşur. Bu nedenle dünyanın her yerinde aldatma ile aldatılmanın önüne geçebilen tek şey güven ve sadakat duygusudur.

Çiftler arasındaki ilişkinin çeşidi, birbirlerine bağlanma biçimleri ve aralarındaki iletişim düzeyi sağlıklı olduğu takdirde sadece o zaman güven ve sadakat duyguları koruyucu bir halka oluşturmaktadır. Güven ve sadakat halkası oluştuğunda, bu görülmez halka çiftin ilişkisini dış etkenlere karşı koruyan bir kalkan görevi üstlenir. Bu koruyucu kalkan sayesinde çiftler dışarıdan ilişkilerini etkileyebilecek olumsuz çeldiricileri görmezler. Bu olumsuz çeldiriciler kadın için bazen daha yakışıklı, maddi durumu daha iyi, daha eğlenceli, daha konuşkan, daha anlayışlı bir erkek olabilirken bazen de erkek için daha seksi, daha güzel, daha marifetli, daha uyumlu ve daha eğlenceli bir kadın olabilmektedir.

Aldatma Ne Zaman Aldatma Olur?

Aldatma deyince genelde akla gelen ilk şey, bir partnerin yaşadığı ilişkiyi sonlandırmadan bir başkasına karşı ilgi, sevgi ve arzu hissetmesidir. Aslında aldatmaya dair yazılmış olan bu tanım, aldatma kelimesini açıklamakta oldukça eksik kalmaktadır. Çünkü bu tanım aldatma sürecinde karşımıza sonuç olarak gelmiş bir tanımdır.

Bir ilişkide her iki partnerin de ilişkiye başlarken üstlendikleri sorumluluk olarak birbirlerine ayırması gereken zamanı, birbirlerine hissettirmesi gereken değeri, birbirlerine karşı göstermesi gereken ilgi-alakayı ve birbirlerine söylemesi gereken cümleleri herhangi başka bir şeye yöneltmeye başladıklarında aldatmanın ilk evresi başlamış olur. Yani aldatma bir kişinin yalnızca partnerinin dışında başka bir kişiyle yakınlık kurması ile başlayan bir süreç değildir ve çiftler partnerlerini sadece farklı bir kişi ile aldatmamaktadır.

Çiftler Birbirlerini Nasıl Aldatır?

Ülkemizde çiftler arasındaki aldatma durumu sonuç olarak ve süreç olarak iki farklı şekilde görülmektedir. Aldatma, bazen çok eşli olmayı benimsemiş çiftlerde, bazen de erkeği yüceltip kadını değersizleştiren bir kültür değeri olarak karşımıza gelebildiği gibi bazen de bazı kişilik bozukluklarının ve bipolar rahatsızlığının manik atak evresinde ortaya çıkan dürtüsel bir davranış biçimi olarak da karşımıza gelebilmektedir. Bu durumda aldatma bir süreç değil tercih edilen ilişki biçiminin, töresel kültür değerlerinin ya da bazı psikopatolojik durumların bir sonucudur.

Ancak çiftler arasında böyle bir durum söz konusu değilse o zaman aldatma sonuç olarak değil süreç olarak karşımıza gelir. Bu süreç içerisinde çiftler, birbirlerine karşı ayırmaları gereken zaman, ilgi, alaka, değer ve birbirlerine has cümleleri bilinçsiz bir şekilde işlerine, çocuklarına, kendi ebeveynlerine, arkadaşlarına, kendi iç dünyasındaki duygularına hatta bilgisayar ve telefon oyunlarına yöneltmeye başlayarak aldatma sürecini başlatabilmektedirler.

Aldatma üzerine bir erkek örneği

Bu aldatma sürecini işkolik düzeyde çalışan evli bir erkek örneği üzerinden ele alırsak, işkolik bir erkek mesai saatleri bitmesine rağmen işine karşı öyle tutkuludur ki işini iş yerinde bırakamamaktadır. Bu erkek evde eşi ile geçirmesi gereken zamanda işi üzerinde çalışmaktadır. Eve geldiğinde eşine göstermesi gereken ilgi ve alakanın hepsini işine göstermektedir. İşinde var olan tüm problemlere karşı çözüm bulucu yaklaşmaya çalışmakta ve bu erkek eve geldiğinde oldukça yorgun olmaktadır. Yorgunluğu nedeniyle eşiyle sağlıklı iletişim kuramamaktadır. Yoğun çalışma saatlerinden dolayı eşine yeterli vakit ayıramamaktadır. Yemek sofrasında ya işten bahsetmekte ya da susarak sadece işini düşünmektedir.

Bu süreçte ilişkiyi yaşayan iki taraf içinde en yanıltıcı düşünce, bu erkeğin ailesi için çok çalıştığından dolayı başka duyguları yaşamaya zaman ayıramayacağı düşüncesidir. Erkek elbette maddi kaygılar yaşadığı için ve ailesini daha iyi bir refah seviyesinde yaşatabilmek için çok çalışıyor olabilir. Ancak bu neden eşi ile olan ilişkisinde eşine ilgi, değer ve sevgiyi yansıtmasına engel değildir.

Bu örnekteki çiftin ilişkisinde iki aldatma sonucu ihtimali karşımıza gelebilir. Birinci ihtimalde erkek kadını önce işiyle aldatmıştır ve bunun sonucunda erkek kadına kendisini çok değersiz hissettirmeye başladığı için kadın tarafından başka bir erkekle aldatılmış olabilir. İkinci ihtimalde ise erkek tüm özel değer yargılarını işine kaydırarak kadına yöneltmesi gereken özel duyguları da baskılamış ve bu duyguları kadının dışında başka bir şeye yöneltmeyi normalleştirmiş olabilir. Tüm bunların sonucunda ise bu ilgiyi işinden eşinin dışında başka bir kadına da kaydırabilir.

Elbette tüm işkolik çiftlerin ilişkileri aldatma ya da aldatılma ile bitmez. Burada verilen örnek sadece çiftler arasındaki ilişkinin daha açıklayıcı bir şekilde anlatılmasına yardımcı olması içindir.

Gerçek ilişkilerde bu gibi örneklerin yaşanmaması için çiftlerin birbirlerine ait olan zamanlarına mutlaka sahip çıkmaları gerekir. Çiftler bu zamanı yan yana romantik bir şekilde yaşayamasalar bile birbirlerine arada bir mesaj atarak, birbirlerine özgü hitap cümleleri ile birbirlerini arayarak, birbirlerine “Seni seviyorum” cümlesini daha fazla söyleyerek iş ilişkilerinin çift ilişkilerinin önüne geçmesine karşı koruyucu bir kalkan oluşturmaları gerekir.

Aksi takdirde bir süre sonra eşinin çok çalışması yüzünden kendisine olan ilgisizliğini bir eksiklik olarak hissetmeye başlayan kadın kendisine öz olmasını istediği değeri dışarıda aramaya başlayabilmektedir. Bununla beraber işkolik erkek de iş çevresinde daha fazla vakit geçirdiği için bu çevreden başka bir kişiyle duygusal, fiziksel ya da cinsel yakınlık kurabilmektedir. Sonuç olarak bu örnekteki çiftin arasında aldatma ve aldatılma, aslında çok daha önceden başlamış bir süreçtir.

Bir diğer örnek: Aldatma ve kadın

Başka bir örneği de kadın üzerinden verecek olursak, doğum yapmış ve biricik evladını sevgiyle ilgiyle büyütmeye çalışan bir anne modelini ele alalım. Bu anne bütün gün çocuğuyla ilgilenmekte, geceleri çocuğuyla sabaha kadar aynı yatakta yatmakta, tüm gelecek hayallerini çocuğun okul hayatı üzerine kurmakta ve tüm hayatını çocuğa yönelik yaşamaktadır. Bu durum yanlış mıdır diye sorulacak olursa anne ve çocuk arasındaki bağ bağımlılığa dönmüş durumda ise elbette yanlış bir tutumdur.

Eğer annenin çocuğuna karşı gösterdiği bu aşırı yoğun ilgi durumu geçici ve kısa süreli ise o zaman yanlış değil ama eksik bir tutumdur. Çünkü anne eşiyle uyuması gereken yatağını çocuğuyla paylaşarak, eşiyle fiziksel yakınlığını belki de bilmeden reddetmiş olmaktadır. Aynı zamanda bütün gün çocuk ile ilgilenerek çok yorulduğu için akşamları eşiyle iletişimi azalmaktadır.

Her annenin kendi çocuğu o anne için en güzel çocuk olduğundan dolayı bazen “Aşkım”, “Sevgilim” gibi çifte özel kelimelerin de çocuğa yönelik söylendiği görülebilmektedir. Bunun sonucunda ise anne çocuğuna karşı beslediği sevgi ile bilmeden aldatılma sürecinin ilk adımını atmış olmaktadır. Çünkü bu örnekte anne, eş ve çocuk sevgisinin sınırlarını dengeleyemediği için çiftin birbirlerine yönelik olması gereken ilgi, değer, hitap cümleleri çocuğun üzerine empoze edilmeye başlanmıştır. Sevgi ve ilgi sınırlarını dengeleyememe durumu ise aldatma ve aldatılma sürecinin dinamiğini ciddi düzeyde tetikleme riski içermektedir. Yani erkek bu süreçte kadında kendisine ait olmasını istediği ilgi, sevgi ve alakayı dışarıda aramaya başlayabilmektedir.

Elbette çocuğuna aşırı düşkünlük gösteren kadınların eşleriyle ilişkileri aldatma ya da aldatılma ile bitmez. Burada verilen örnek sadece çiftler arasındaki ilişkinin daha açıklayıcı bir şekilde anlatılmasına yardımcı olması içindir.

Aldattıysam veya Aldatıldıysam Neden Psikolojik Danışmanlık Merkezinden Destek Almalıyım?

Aldatan ya da aldatılan kişiler bu sürecin getirdiği karmaşık duygular yüzünden ciddi bir kafa karışıklığı yaşamaya başlarlar. Bu kafa karışıklığını sağlıklı bir şekilde çözümleyemeyen birçok çift aldatma ve aldatılma yaşamalarının altındaki gerçek nedenlerin farkındalığını tam olarak kazanamazlar. Bu nedenle bu kişiler ilişkilerini bitirseler bile ileride hayatlarına girecek olan farklı partnerlerle aldatma ve aldatılmayı bir kısır döngü olarak yaşayabilmektedirler.

İşte bu yüzden aldatan kişi de aldatılan kişi de bu durumu neden yaşadığına dair uzman bir psikolog ile mutlaka psikoterapi desteği almalıdır. Böylece terapiye gelen kişinin terapi sonunda benimsediği ve tercih ettiği ilişki biçimi, içselleştirdiği bağlanma biçimi ve ilişkilerinde alışkanlık haline getirdiği iletişim düzeyi üzerine farkındalığı gelişir. Gelişen farkındalığı sayesinde kişi bundan sonra hayatında sağlıklı yaşayabileceği ilişkiler seçerek kendi başına sağlıklı değerlendirmeler yapabilecek olgunluğa ve yetkinliğe erişir. Tüm bunların sonucunda ise kişinin özsaygı, özdeğer, özşefkat, özkabul ve özgüven değerleri daha güçlü hale gelir.

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi‘nden alacağınız psikolojik destek ile bu konuyla alakalı sorun yaşayan kişiler aldatma ya da aldatılma sonucunda kendi ayrılık kararını vererek terapiye başlaması destek anlamında doğru bir adım olacaktır . Bununla beraber ilişkide aldatma ya da aldatılma yaşanmasına karşın ayrılmayarak ilişkiye devam etme kararı almış olan danışana partneri ile bu süreci daha sağlıklı geçirebilmesi için uzmanlarımız çift ve aile terapisi yapmayı da daha uygun görebilirler. Eğer danışan çift olarak terapi sürecine başlamaya hazır değilse o zaman uzmanlar danışanla ya da çift ile ayrı ayrı bireysel terapilere devam edebilirler.

Bu hayatta aşık olan, aşık olunan, karşılıklı aşkı yaşayan, aldatan ya da aldatılandan hangisi olursanız olun, bunu size yaşatanın mutlaka bilinçaltında saklanmış güçlü bir nedeni vardır. Eğer kişi kendisinde saklı olan bu nedeni bulamazsa o zaman ilişkide görülen bu olumsuz durumlar bir kısır döngüye dönüşmektedir. Bu kısır döngü ise kişinin yaşamında farklı zamanlarda farklı kişilerle aynı zorlu süreci tekrarlamasına neden olur.

Bu yüzden ilişkiniz içerisinde yaşadığınız her türlü olumsuz durum için terapi almayı ötelemeyiniz.

Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/cocuklarda-gorulen-tikler/ linkinden ulaşabilirsiniz.