Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu; kişinin kendisini ve çevresini algılama biçiminde, düşünce tarzında, duygulanımında ve kişiler arası ilişkilerinde problemlerin görüldüğü bir kişilik bozukluğudur. Borderline sözcüğü, sınırda ve belirsiz anlamı taşır. Rahatsızlığın böyle adlandırılmasının sebebi; nevrotik kişilik bozukluları ile psikotik kişilik bozuklukları arasında sınır olarak kabul edilmesidir.

Borderline kişilik bozukluğunun toplumda görülme oranı %2-3’tür. Kadınlarda görülme sıklığının, erkeklerden 3 kat daha fazla olduğu bilinmektedir. Genellikle ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlayan borderline kişilik bozukluğuna sıklıkla başka psikiyatrik rahatsızlıklar da eşlik eder.

Bende veya Başkasında Borderline Kişilik Bozukluğu Olduğunu Nasıl Anlarım?

Borderline kişilik bozukluğunun en sık görülen belirtileri:

  • Birkaç saat ile birkaç gün arasında süren belirgin duygudurum değişimleri,
  • Kendisine veya başkalarına yönelik uygunsuz, yoğun bir öfke duyma hali ve bu öfkeyi denetlemekte güçlük çekme,
  • Süreğen bir boşlukta olma duygusu ve sıkıntı hissi,
  • Terk edilmeye ve dışlanmaya karşı aşırı duyarlılık,
  • Tutarsız benlik algısı (çok değerliyim, sevilebilir biri değilim vb.) ve kimlik karmaşası,
  • Düşük iç görü ve düşük farkındalık düzeyi,
  • Diğer kişilerle ilgili çabuk değişen uç duygular (çok severken birden nefret etme vb.)
  • Kendine zarar verme, intihar düşüncesi veya intihar girişimi,
  • Belirgin dürtüsellik (aşırı para harcama, riskli cinsellik, madde kötüye kullanımı, dikkatsiz araba kullanma, tıkınırcasına yemek yeme vb.),
  • İnsanlara güvenmekte güçlük çekme, diğerlerinin niyetleri hakkında aşırı ve gerçekçi olmayan şüphelere sahip olma,
  • Düşüncede kutuplaşma (“siyah ve beyaz” tarzı düşünme, yüceltme ya da yerme),
  • Depersonalizasyon (kişinin kendi bedeninden kopma hissi) ve derealizasyon (kişinin bulunduğu yerden ve çevreden kopma hissidir.)

Borderline Kişilik Bozukluğu Neden Olur?

  • Genetik faktörler: Birinci derece yakınlarında borderline kişilik bozukluğu görülen kişilerin, bu bozukluğa sahip olma riskinin arttığı tespit edilmiştir.
  • Biyolojik faktörler: Sağlıklı bir birey ile borderline kişilik bozukluğuna sahip bir bireyin beyinleri arasında yapısal ve işlevsel bazı farklılıklar olduğu saptanmıştır.
  • Aile faktörü: Çocuğun, ebeveynleri tarafından ihmal edilmesinin (duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması) ve terk edilmesinin borderline kişilik bozukluğunda etkili olduğu saptanmıştır.
  • İstismar (Duygusal, Fiziksel ve Cinsel): Borderline kişilik bozukluğu yaşayan çoğu kişide duygusal, fiziksel ve cinsel istismarın belirgin rol oynadığı tespit edilmiştir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Yaşayan Kişilerin Diğer İnsanlarla İlişkileri Nasıl Olur?

Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireyler, gerçek ya da zihinlerinde oluşturdukları hayali bir terk edilme durumundan kaçınmak için çılgınca çaba harcarlar. Bu kişiler, reddedilmeye ve yalnız kalmaya karşı yoğun hassasiyet yaşarlar. Partnerlerine pahalı hediyeler almak, “Beni hiçbir zaman bırakma!” veya “Sensiz yaşayamam!” gibi söylemlerde bulunmak borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin sıklıkla sergilediği davranışlardandır. Bu kişiler karşısındaki kişiyi çok seviyor ve çok değer veriyor gözükürken bazen de, “O beni terk etmeden, ben onu terk edeyim.” diye düşünerek birden bire kendileri ilişkiyi sonlandırmak isteyebilirler. Buna rağmen kendilerinin sonlandırdıkları ilişkiden yine kendileri bir türlü kopamazlar.

Bu kişilerin sıklıkla hem sosyal ilişkilerinde hem de romantik ilişkilerinde yüceltme (gözünde aşırı büyütme) ve yerme (yerin dibine sokma) döngüsü yaşama hallerini görmek mümkündür. Bu kişiler partnerlerine 1 saat önce “Sen benim her şeyimsin” diyebilirken 1 saat sonra olumsuz bir duygusal tetiklenme sonucunda “Sen kim oluyorsun ki benim karşımda…?” diyerek partnerine yerici cümleler söyleyebilirler. Bu kişiler aynı şekilde yaşadıkları ilişkiyi de yücelterek en ufak pürüzle karşılaştıklarında ilişkiyi genel olarak yerin dibine sokabilirler.

Borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişilerin ilişkileri oldukça fırtınalı geçer. Tutarsızlıklar, karşı tarafın sınırlarını ihlal etmek ve her duyguyu en uçta yaşamak, onlarla ilişki içerisinde olan kişiler için oldukça zorlayıcı bir hal alır.

Sağlıklı bir birey, ilişkilerinde özerklik ihtiyacı duyarken, borderline kişilik bozukluğuna sahip kişiler, partnerlerine bağımlı halde yaşarlar. Eğer partnerleri kendisine yeterince bağımlı değilse, sevilmediklerini hisseder, ilişkide çok sık yalnızlık ve değersizlik duygusu yaşarlar.

Borderline kişilik bozukluğu yaşayan kişi, sanki herkes onu incitmeye çalışıyormuş gibi düşünerek, iyi niyetli söylem veya eylemleri olumsuz olarak yorumlayabilir. Bu olumsuz algı, eylemlerinde dürtüsel ve öfkeli bir savunma mekanizması olarak kendini dışa vurur. Ayrıca borderline kişilik bozukluğuna sahip bireyler, genellikle yaşadığı belirtilerden daha az etkilenmek amacıyla sık sık ilişki arayışına girerler. Kısa süreli ilişkilerde partnerini çok mutlu edebilen bu kişiler, uzun vadede sağlıklı ilişkiler yürütmekte oldukça zorlanırlar.

Eğer borderline kişilik bozukluğuna sahip biriyle birlikte olduğunuzu düşünüyorsanız, bu kişilik yapısı hakkında daha fazla şey öğrenmek, ilişkiniz ile ilgili farkındalık kazanmak ve partnerinizle daha sağlıklı bir bağ kurabilmek için bireysel terapi ya da çift terapisi almak faydalı olacaktır.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Düzelir?

Bordeline kişilik bozukluğu belirtilerinin düzelmesinde en sık kullanılan yöntem psikoterapi yöntemidir. Ancak kişinin öfke kontrolsüzlüğüne bağlı sözel ya da fiziksel olarak kendisine ve çevresine zarar veren eylemleri gerçekleştirme durumu söz konusu ise uzman psikolog, danışanının ilaç tedavisine de ihtiyacı olduğunu düşünerek onu psikiyatri uzmanına yönlendirebilir.

İlaç tedavisi borderline kişilik bozukluğu belirtilerinin düzelmesinde tek başına etkili değildir. İlaçlar bireyin düşüncesel ve davranışsal semptomlarını yatıştırırken, bu yatışma süresince kişi terapi desteği de alarak kendisini hastalandıran sağlıksız düşünce ve davranış şemalarını değiştirmesi gerekir. Bu nedenle Şema Terapi yöntemi, borderline kişilik bozukluğu yaşayan bireylere uygulanabilen psikoterapi yöntemleri içinde etkinliği kanıtlanmış sayılı yöntemlerden biridir. Ayrıca bu yapıdaki bireylerin partnerleriyle yaşadığı ilişkilerdeki sorunların çözümlenmesi için de çift terapisi veya aile terapisi almaları önerilir.

Neden Psikolojik Danışmanlık Merkezinden Destek Almalısınız?

Borderline kişilik bozukluğu, müdahale edilmediğinde birey için hem mental açıdan hem de ruhsal açıdan ciddi sorunlara neden olabilecek bir rahatsızlıktır. Ancak doğru müdahalelerle kişinin hayatını normal bir şekilde devam ettirebilecek işlevselliği yeniden kazanması ve ilişkilerini daha sağlıklı yürütebilmesi kesinlikle mümkündür. Borderline kişilik bozukluğu, bipolar bozukluk ve diğer kişilik bozukluklarıyla sıkça karışabildiğinden, danışanın iyi bir klinik gözlemden geçmesi de süreci hızlandıran önemli bir faktördür.

Psikolojik Danışmanlık bünyesindeki uzmanlar, borderline kişilik bozukluğu yaşayan danışanlarına doğru psikoterapi yöntemleri ile müdahalelerde bulunmak için yeterli donanım ve deneyime sahip olmalıdır. Alanında uzman kişileri tercih etmeniz bu konuda problemin üstesinden kolaylıkla gelmenizi sağlayacaktır.

Psikologlarımız, danışanlarının geçmişleri ile ilgili kapsamlı bilgiyi aldıktan sonra, danışanlarının kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olacak müdahalelerde bulunurlar. Terapist ve danışan arasındaki terapötik bağ borderline kişilik bozukluğu yaşayan bireyler için oldukça önem taşımaktadır. Uzmanlarımız, bu terapötik ittifağı danışanlarıyla kurduktan sonra danışanın kendisine zarar veren, uyumsuz savunmalarıyla ( yüceltme-yerme davranışı, siyah/beyaz düşünme vb.) yüzleşmelerini sağlarlar.

Bu yüzleşme seansı yüzüne vurma ya da bireyi etiketleme gibi katı bir seans değildir. Aksine bireyin kendi duygu, düşünce ve davranışları ile yüzleşerek kendi kendini gerçekçi bir şekilde anlamasına yardımcı olan ve bireyi zihinsel olarak rahatlatan bir seanstır.  Böylece psikolog bu kişilerin savunmalarının altında yatan nedenlerini ve şemalarını anlamaları için danışanlarını destekler ve onların sosyal beceri kazanmalarını sağlarlar. Bu süreçte uzman danışanına güvenli alan egzersizi, nefes-gevşeme egzersizleri, imajinasyon yöntemi gibi yöntemler de uygulatarak danışanının baş etme becerileri geliştirmesini sağlar. Danışanların günlük hayatlarında da bu kazanımları devam ettirebilmeleri için uzmanlarımız hem danışanlarına hem danışan yakınlarına ev ödevleri vererek baş etme becerilerinin ve güven duygularının pekişmesini destekler.

Borderline kişilik bozukluğunu tetikleyen durumlar, çocuğun ebeveynlerinin kendisine karşı ihmalkar ve katı tutumlara bağlı ise, bu bireylerin çocukluklarından itibaren hem yalnız hem de duygusal yönden incinmiş çocuk moduyla yaşadıkları düşünülür. Bu nedenle bu kişiler yetişkin olduklarında kendi yalnızlıklarını ve incinmişliklerini sağlıklı yollardan onaramadıkları için bu kişiler yüceltme ya da aşağılama, öfke kontrolsüzlüğü yaşama gibi sağlıksız yollardan duygularını yanlış şekilde onarma alışkanlığı geliştirirler. Bu durumda terapisine başladığımız danışanlarımızla empatik bir şekilde çalışarak onların hayatlarında kendi sınırlarını net bir şekilde belirlemelerine, başkalarının da sınırlarının olduğunu algılamalarına ve öğrenmelerine yardımcı olurlar.

Yukarıda bahsedilenler size tanıdık geliyorsa, yaşamınızın ve ilişkilerinizin kalitesini arttırmak üzere size eşlik edeceğimiz psikoterapi seansları için bizimle irtibata geçebilir, uzmanlarımızdan destek alabilirsiniz.

“Sevgiyi hissedebildiğiniz MUTLU bir YAŞAM dileriz.”

Sevgilerimizle…

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/cocukluk-depresyonu/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply