Çocuklar Neden Ders Çalışmak İstemez

Çocuklar Neden Ders Çalışmak İstemez

Çocukların dünyası anı yaşamaya, rahatlığa ve eğlenmeye programlıdır. Bu nedenle “Hadi parka gidelim. Hadi çizgi film izleyelim. Hadi gel oyun oynayalım.” denildiğinde bu teklifleri kolay kolay reddedebilecek bir çocuk yoktur. Çünkü ebeveynlerin ağzınızdan çıkan bu cümleler çocuğun zihninde “İyi vakit geçirme” olarak tercüme edilmektedir. Birçok ebeveyn hafta sonu tatillerinde ya da yaz tatillerinde çocuklarına bu iyi vakit geçirme tekliflerini daha kolay sunarlar. Ancak okul açıldığında ebeveynler ve çocuklar farklı bir sorumluluk içine girmek zorunda kalırlar. Çocukların dünyasında ise zorlanmaya ve sıkıcı şeyler yapmaya yer yoktur. Bu yüzden okul dönemi ile başlayan ders dinleme zorunlulukları, ödev yapma ve dersini tekrar etme durumu çocuk tarafından tam bir zorlama ve sıkıcı bir şey olarak düşünülmektedir. Çocuklar neden ders çalışmak istemez? Sorunları üzerine değiniyoruz..

Ebeveynler bu konuda çocuklarını ikna etmek için genelde iyi vakit geçirmeyi ödül, ders çalışmayı ise çocuğun ödülü almak için göstermesi gereken çabası ya da ödemesi gereken bedeli olarak çocuğa sunmaktadır. Örneğin; “Dersini bitirirsen oyun oynamana izin vereceğim.” gibi.

Ebeveynlerin çocuklarına söylediği bu cümleye karşıdan baktığımızda, bu cümle çocuğa sunulan çok adil ve cazip bir teklif gibi görünse de çocuğun zihni ödül-bedel arasındaki ilişkiyi duygusal yönden hesaplama olarak çalışır.

Ebeveynlerin zihni ise işte tam da bu noktada bu yüzden çok karışır. Çünkü ebeveyn genelde çocuklarının programlarını  “Bizim çocuk oturup yarım saat ders çalışsa yatana kadar 2 saat de oyun oynama süresi kalacak.” diye hesaplar. Ancak çocuk için önemli olan hangisinin kendisine daha fazla olumlu ya da olumsuz duygu yüklediğidir. Eğer çocuk ders çalışırken sıkılma, dikkatinin dağılması, dersi anlamazsa başarısız olma korkusu, dersini doğru yapamazsa öğretmenden veya ebeveynlerinden tepki alma endişesi ve derslere yönelik farklı kaygılar yaşama gibi duygular hissediyorsa burada birden fazla olumsuz duygu çocuğa baskı uygulamaya başlar. Çocuklar neden ders çalışmak istemez soruları karşısında çalışma istekleri daha da azalacaktır.

Ödül olarak ona söylenen ödevini yaptıktan sonra oyun oynayabilirsin teklifi de çocuğu heyecanlandırmak gibi baskın bir olumlu duygu hissettirmiyorsa, sadece oyundan hoşlanma gibi çocuğa daha hafif olumlu bir duygu hissettiriyorsa o zaman birden fazla olumsuz duyguların bir olumlu duyguya baskın gelmesi çocuk için kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle çocuk iç dünyasında bu hesabın adil olmadığını düşünerek ebeveynlerinin tekliflerine karşı bozguncu, inatçı, öfkeli ve kaçıngan yaklaşabilmektedir. Bu nedenle bu durumda çocuklar neden ders çalışmak istemez? Sorunları ile çocuğun kendi içinde hissedeceği baskın olumsuz duygulardan kaçınması anlamına gelir.

Ebeveynlerin genelde bu durum ile ilgili yaptıkları en büyük hata çocuğun ders çalışmakla ilgili iç dünyasındaki duygu durum halini dengelemek yerine ödül-bedel dengesinde zaman sürelerini değiştirmek olmaktadır. Eğer çocuk duygusal nedenlerden dolayı ders çalışmak istemiyorsa o zaman ebeveynin “Önce oyun oyna, sonra ders çalış, olmazsa önce 15 dakika ders çalış, 1 saat oyun oyna. Sadece dersini çalışırsan dışarı çıkmana izin veririm. Dersini çalışmazsan bu gece televizyon izlemek yok.” gibi sürekli olarak çocukla pazarlık yapmaya çalışmasının da bir anlamı kalmamaktadır. Çünkü bu cümleler çocuğun zihni tarafından şöyle algılanır:

Önce oyun oynayıp sonra ders çalışırsam yani önce hoş bir şey yapıp sonra sıkılacağım ve kaygı hissedeceğim. 15 dakika ders çalışıp 1 saat oyun oynarsam 15 dakika sevmediğim bu ders çalışma yüzünden mutsuz olacağım, sıkılacağım ve sonra normal hissedeceğim. Ama sonuçta sıkılacağım ve ben sıkılmak istemiyorum. Dersimi çalışmazsam ve annem-babam bu yüzden televizyon izlememe izin vermezse o zaman bu demek ki ben bu gece sadece mutsuz olacağım, sıkılacağım ve dikkatli şekilde ders çalışamadığım için kendimi çok kötü hissedeceğim. “

Sonuç olarak ders çalışması için ebeveyni tarafından çocuğa vaat edilen cazip teklifler çocuğun duygu durum dünyası açısından farklı bir anlamda tercüme edilirse o zaman bu sorun bir uzmanla beraber çocuğun ders çalışmak istememesine neden olan baskın olumsuz duyguları düzenleme çalışmaları yapması ile çözüme kavuşabilmektedir. Aksi durumda çocuklar neden ders çalışmak istemez gibi bir sorunun çocukla ebeveyn arasında giderek artan pazarlık halleri, ödül-bedel teklifleri, rüşvetten cezaya, cezadan rüşvete kayan durumlar olarak karşımıza gelmektedir. Çocuklar neden ders çalışmak istemez soruları karşısında bu sonuçlar bizlere nedenlerini göstermektedir.

Ders çalışmak istemeyen çocuğun derslere karşı olan isteksizliğinin tek nedeni iç dünyasındaki huzursuzluklardan kaynaklı olmayabilir. Ders çalışmaktan kaçınma, kendi öğrenme stiline uygun doğru ders çalışma tekniğini bulamayan çocuklarda da en çok karşılaşılan davranışlardan biridir.  Her çocuk ders çalışırken kendine has bir öğrenme tekniği geliştirir. Bu teknikler görsel öğrenme, işitsel (kendisine anlatan birini dinleyerek) öğrenme, kinestetik-dokunsal öğrenme stilleri olarak 3’e ayrılır.

Eğer bir çocuk kinestetik-dokunsal öğrenme tekniğine daha yatkınsa bu çocuk dersi dinlerken daha çok hareket halinde olmaya ve etrafındaki materyalleri daha çok eline alıp onlara dokunma ihtiyacı duyabilmektedir. Ancak bu yapıdaki çocuğu sürekli olarak oturtarak ders anlatılıp sessizce dersi dinlemesi sağlanmaya çalışılıyorsa bu durum çocuğa hiç sevmediği bir yemeği faydalı diye ısrarla yedirmeye çalışmakla aynı hissiyatı yaşatmaktadır. Bir süre sonra çocuk kendisine hitap etmediğini düşündüğü için ders çalışmaktan kaçınmaya başlayabilir.

Çocuğun doğru ders çalışma tekniğinin ebeveyn ve çocuk tarafından hangisi olduğu tam olarak bilinmiyorsa sitemizde yer alan “Öğrenme Stilleri Envanterinin” çocuk tarafından çözülmesi önerilir.

Son olarak eğer çocuğun ders çalışmasını engelleyen bir dikkat problemi var ise bu durum kesinlikle uzman tarafından da değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme çok yönlü ve uzmanlık gerektiren bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme çocuğun defter düzeninden, hareketliliğine, hareketliliğinden sosyal ilişkilerine, sosyal ilişkilerinden hayatta gösterdiği başarı ve başarısızlıklara kadar birbiri ile bağlantılı düşünmeyi gerektirdiği için bu değerlendirmenin kesinlikle bir uzman çocuk psikoloğu tarafından yapılması önerilir.

Bu konuda uzman çocukla ilgili kendi değerlendirmelerini desteklemesi için daha somut sonuçlar veren dikkat testlerini çocuğa yapmak isteyebilir.

Bu testler arasında en çok tercih edilen ve pratik olduğu düşünülenlerden biri Burdon Dikkat Testi iken diğeri Moxo d-CPT Sürekli Performans Testidir. Her iki test de çocuğa tanı koyucu değil, uzmanın çocukla ilgili değerlendirmelerine somut bilgi sağlama görevi üstlenir.

Ders Çalışmak İstemeyen Çocuğun Öğrenmesi ve Dikkati Nasıldır?

Ders çalışmak istemeyen çocuğun bu isteksizliğinin tek nedeni iç dünyasındaki huzursuzluklardan kaynaklı olmayabilir. Çocuğun kendi öğrenme stiline uygun doğru ders çalışma tekniğini bulamamış çocuk için de ders çalışmaktan kaçınma en çok karşılaşılan davranışlardan biridir. Her çocuk, ders çalışırken kendine has bir öğrenme tekniği geliştirir. Bu teknikler görsel öğrenme, işitsel (kendisine anlatan birini dinleyerek) öğrenme, kinestetik-dokunsal öğrenme stilleri olarak 3’e ayrılır.

Eğer bir çocuk kinestetik-dokunsal öğrenme tekniğine daha yatkınsa bu çocuk dersi dinlerken daha çok hareket halinde olmaya ve etrafındaki materyalleri daha çok eline alıp onlara dokunma ihtiyacı duyabilmektedir. Ancak bu yapıdaki çocuğu sürekli olarak oturtarak ders anlatılıp sessizce dersi dinlemesi sağlanmaya çalışılıyorsa bu durum çocuğa hiç sevmediği bir yemeği faydalı diye ısrarla yedirmeye çalışmakla aynı hissiyatı yaşatmaktadır. Bir süre sonra çocuk kendisine hitap etmediğini düşündüğü için ders çalışmaktan kaçınmaya başlayabilir. 

Çocuklar neden ders çalışmak istemez soruları karşısında son olarak eğer çocuğun ders çalışmasını engelleyen bir dikkat problemi var ise bu durumun kesinlikle uzman tarafından da değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme çok yönlü ve uzmanlık gerektiren bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme çocuğun defter düzeninden, hareketliliğine, hareketliliğinden sosyal ilişkilerine, sosyal ilişkilerinden hayatta gösterdiği başarı ve başarısızlıklara kadar birbiriyle bağlantılı düşünmeyi gerektirdiği için değerlendirmenin kesinlikle bir uzman tarafından yapılması önerilir. 

Bu konuda uzman, çocukla ilgili kendi değerlendirmelerini desteklemesi için daha somut sonuçlar veren dikkat testlerini çocuğa yapmak isteyebilir. Bu testler arasında en çok tercih edilen ve pratik olduğu düşünülenlerden biri Burdon Dikkat Testi iken diğeri Moxo d-CPT Sürekli Performans Testidir. Her iki test de çocuğa tanı koyucu değil, uzmanın çocukla ilgili değerlendirmelerine somut bilgi sağlama görevi üstlenir. 

Çocuğunuzun Ders Çalışmak İstememesi İle İlgili Bir Sorun Yaşıyorsanız  Neden Mutlu Yaşam’dan Destek Almalısınız? 

Mutlu Yaşam Ailesi olarak, bu alanda hizmet veren tüm uzmanlarımız bu yazımızda da belirttiğimiz gibi çocuğu çok yönlü tanımaya ve çocuğun sorununu tespit edip çaresini bulmaya yönelik profesyonel bir bakış açısına sahiptir. Bu nedenle uzmanlarımız her ders çalışmak istemeyen çocuğu hemen dikkati dağınık çocuk olarak etiketlemez. Önce çocuğu tanır, anlar, yaşadığı isteksizliklerin altında yatan nedenleri bulduğunda bunu gerekçelerine dayandırır ve bu gerekçelerin getirdiği olumsuzlukları düzeltebilmek için çocukla terapi içerisinde çalışırken, ebeveynlere yönelik yapılan geri bildirim seanslarında da ebeveynlerin bu konuda kendilerini daha yetkin hissetmelerini sağlamaya çalışırlar.

Çocuk ebeveyniyle, ebeveyn de çocuğuyla her zaman etki-tepki döngüsünün içerisindedir. Bu nedenle çocuklar neden ders çalışmak istemez diye sorulduğu zaman başlayan her olumsuz duygu-düşünce ve davranış ebeveyni olumsuz etkilerken, her ebeveynin bilmeden de olsa başlattığı olumsuz bir duygu-düşünce ya da davranış da çocuğu olumsuz etkilemektedir.

Mutlu Yaşam ailesi olarak bizim ebeveyn-çocuk ilişkisine bakış açımız ise her ebeveyn ve çocuğun hayattaki en büyük servetlerinin birlikte mutlu bir yaşam sürdürebilmeleri olduğudur. O serveti hiç kaybetmemenizi dileriz.

Sevgilerimizle …

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/ergenlikte-aile-ici-iletisim/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply