Çocuklara Sünneti Anlatma

Çocuklara Sünneti Anlatmak

Asırlardır birçok toplumda olduğu gibi Türk toplumunda da erkek çocuklarının sünnet olması gelenek haline gelmiş bir olgudur. Türk gelenek göreneklerine göre çocuğun sünnet olduktan sonra erkekliğe adım attığına inanılır.  Gerek yapılan düğünler, törenler gerekse sünnetten sonra çocuğa verilen değerli hediyeler, takılan altınlar ile sünnetin Türk kültürü içerisindeki anlamının cerrahi bir işlemden çok daha fazlası olduğu anlaşılır. Çocuklara sünneti anlatmakta bu kadar önemli olan geleneğin ebeveynlere düşen önemli bir kısmıdır.

Ancak yine de sünnet, erkek çocuğu olan her ailenin endişelendiği bir durumdur.

Çocuklara sünneti anlatmak isteyen ebeveynler tarafından “Çocuğumuzu hangi yaşlarda sünnet ettirmeliyiz, çocuğumuzu neden sünnet ettirmeli miyiz, çocuklara sünneti anlatmak için hangi yolu izlemeliyiz, çocuğumuza bu konuda nasıl yaklaşmalıyız ki sünnet korkusu yaşamasın.” gibi sorular nerdeyse her erkek çocuğu olan ebeveynlerin zihinlerini meşgul eden sorulardır. Bu nedenle sünnet konusu hem biyolojik hem de psikolojik yönüyle ele alınması gereken hassas bir konudur.

Çocuklar Kaç Yaşında Sünnet Olmalıdır?

Günümüzde birçok farklı yaş dönemlerinde erkek çocuklarına sünnet yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle bazı aileler, çocuğun canının çok fazla acımayacağını düşünerek bebeklik döneminde veya yeni doğan sürecinde sünnet yaptırmayı tercih ederlerken, bazı aileler ise çocuğun büyüyüp gelişmesini, bu konuda bilinçlenebilecek seviyeye gelmesini beklerler.

0-2 yaş arası döneminde sünnet olmanın çocuk psikolojisi için  yapılan araştırma sonuçlarına göre, bu yaş aralığında yapılmak istenen sünnetin sağlıklı bir karar olmadığına dair bulgular vardır. Bu bulguların başında özellikle yeni doğan sürecindeki bebeklerin hem fiziksel olarak hassas ve zayıf olmalarından hem de yeni doğum yapmış bir annenin ruhsal ve bedensel yorgunluğu olabileceğinden dolayı sünnet sürecinin psikolojik açıdan ebeveyn ve çocuğu oldukça zorlayıcı bir süreç haline geldiği yer almaktadır.

Buna rağmen ebeveynler çocukları için sünnetin daha az travmatik olmasını istediklerinden dolayı “Nasılsa daha çok küçük, daha bebek sünneti hatırlamaz, canı yanmaz.” diye düşünebilir. Ancak yapılan araştırmalara göre bu da çok doğru bir düşünce değildir. Bu araştırma sonuçlarına göre sinir sisteminin doğumdan itibaren yaşanılan olayları, bedene uygulanan işlemleri, operasyonun hissettirdiği acıyı hatırladığı, unutmadığını ve bedenin kayıt tuttuğu bilinmektedir.

Bu konuyu bir de erken çocukluk dönemi gelişimi açısından ele alırsak, çocuğun büyüme süreci içerisindeki 2-6 yaş döneminde bedenine dönük ilgisi cinsel organına yönelmeye başlar. Bu yaş dönemlerinde erkek çocukları için cinsel organına dokunma, başkalarının cinsel organına bakmak isteme gibi meraklar oluşur. Çocuğun bunu yapma nedeni ise aslında bu dönemde kendini keşfetmek istemesinden kaynaklıdır. Erkek çocukları kendilerinde cinsel organına dokunarak ve keşfederek cinsel organ varlığından emin olur.

Ancak bu yaş dönemi içerisinde erkek çocuğun anlamakta zorlandığı ve kafa karışıklığına neden olan başka bir konu daha vardır ki bu da kendisinde olan bu uzuvun kız çocuğunda olmamasıdır. Erkek çocukları bu dönemde kız çocuklarında olmayan cinsel organın aslında kız çocuklarının da bir zamanlar uzuvu varmış ama kesilmiş ya da uzuvu birden yok olmuş, kız çocuklarından uzuv alınmış olarak düşünür. Bu düşüncelerin sonunda ise kendisinin de bir gün cinsel organını kaybedebileceği korkusuna kapılır. Erkek çocuklarında görülen bu duruma iğdiş edilme korkusu denir.

Dolayısıyla 2-6 yaş arası dönemdeki erkek çocukları böyle bir korkuya sahipken, çocuğu sünnet etmek çocuğun korkularının gerçekleşiyor gibi algılamasına, bu durumun da çocuklarda travmatik etkiler yaratmasına neden olabilir. Bu yüzden 2-6 yaş arası dönemde çocukların sünnet olması psikolojik anlamda onlar için sağlıklı bir yaş dönemi değildir.

Sünnet işlemi çocuğun bedenine dokunularak cinsel organına yönelik yapılan bir cerrahi müdahale olduğu için bu işlemin daha önce çocuğa doğru anlatılarak ve çocuğun rızası alınarak yapılması gerekir. Bu yüzden sünnet için en uygun yaş dönemi 7 yaş ve sonrası olarak kabul edilir. Çocuk 7 yaş ve sonrasında sünnet için geçireceği operasyonu anlayacak bilişsel kapasiteye ulaşmış olur. Ayrıca çocuğun kendi yaşlarında pek çok arkadaşının da sünnet olduğuna şahit olması, çocuğun bu durumu normalleştirmesini sağlayarak sünnet olmayı daha kolay kabul etmesine de yardımcı olur.

Çocuklara Sünnet Olacakları Nasıl Anlatılmalıdır?

Çocuklara sünnet konusu öncelikle çocuğun ebeveynleri tarafından çocuğa anlatılmalıdır. Ancak çocuklara sünneti anlatma sırasında ebeveynlerin kaygılarının minimum seviyede olması çok önemlidir. Çünkü çocuğun gözünden bakıldığında anne-babanın bile kaygılandığı, korktuğu bir durumdan çocuğun stres yaşamaması, kaygılanmaması mümkün değildir.

Ebeveynler, çocuklara sünneti anlatmadan önce sünnet işlemini iyice araştırıp, süreci detaylı bir şekilde öğrenmelidirler. Böylece süreç hakkında bilgi sahibi olmak önce ebeveynlerin kaygılarının yatışmasını sağlayacaktır. Yeterli düzeyde bilgi sahibi olan ebeveynler sünnet işlemi öncesinde, sünnet işlemi sırasında ve sonrasında yaşanılacak durumları çocuğun anlayabileceği basit bir dille konuşarak ve çocuğa güven hissettirerek anlatmalıdırlar.

Sünnet işlemi sırasında çocuğa uygulanacak olan anestezi de sünnet olmadan önce çocuğa mutlaka sade ve basit bir dille açıklanması gerekir. Ancak anestezi çocuğa anlatılırken, çocuğun anlaması için anestezinin uykuya benzetilmesi gibi örneklendirmelerden kaçınmak gerekir. Çocuğa “Anestezi sırasında uyuyacaksın, anestezi sırasında hiçbir şey hatırlamayacaksın.” demek çocuğun uyuyup bir daha uyanamayacağını düşünmesine, hatırlamayacağı bir şey için kendisini tehlikede görüp korkmasına neden olabilir. Bunun yerine anestezinin de sünnet işlemine dahil olan, sünnet sırasında yapılması gereken bir işlem olduğunu, bu işlemin daha kolay sünnet olmak için yapıldığını ve her çocuğun sünnet olurken anestezi de aldığını söylemek çocuğu daha çok rahatlatabilir.

Çocuklara Sünnet Olacakları Ne Zaman Anlatılmalıdır?

Ebeveynler çocuğun sünnet olmasına karar verdikten ve sünnet operasyonunun gerçekleşeceği tarihi kesinleştirdikten sonra çocuğa sünnet olacağı hakkında bilgi vermelidirler. Sünnet işleminden yaklaşık bir iki hafta önce çocuklara sünneti anlatmak, çocukların süreci zihninde kabullenmesinde yardımcı olmaktadır.

Ebeveynlerin çocuğa sünnet olacağını söylemeden önce konuya sünnetin ne olduğunu açıklamak ile başlamaları gerekir. Sünneti açıklama sırasında şaka olsun diye bile kesinlikle çocuğa cinsel organının kesileceği veya kopacağı şeklinde bir açıklama yapılmamalıdır. Sadece erkek çocuklarının bedenlerinin daha sağlıklı olabilmesi için sünnet olmaya ihtiyaç duyulduğunu, kendisi gibi birçok erkek çocuğunun da sünnet olduğunu anlatmak çocuğun neden sünnet olduğunu anlamasına yardımcı olur.

Sünnet sırasında cinsel organının ucuna ufak bir işlem yapılacağını, bunun sonucunda da cinsel organının daha sağlıklı ve temiz olacağını çocuğa açıklamak gereklidir. Bu işlem sonrasında çocuğun cinsel organının daha sağlıklı olabilmesi için dinlenme sürecine ihtiyaç duyacağını, sünnet sonrasında uzuvunun iyileşene kadar kısa bir süre yavaş hareket etmesi gerektiğini, bu dönemde cinsel organını sıkmayan sıkıştırmayan daha rahat kıyafetler giyeceğini anlatmak ebeveynlerin de çocuğa karşı dürüst bir yaklaşım göstermelerini sağlayacaktır.

Ebeveynler çocuklarına sünneti doğru bir dille anlatmış olsalar bile her çocuk gibi kendi çocuklarının da bu süreçle ilgili yaşayabileceği korkuyu, kaygıyı anlamalı ve kabul etmelidirler. Eğer çocuk ebeveynlerine korktuğunu söylüyorsa ebeveyn tarafından “Bunda korkacak ne var?” diyerek çocuğun korkusu bastırılmamalıdır. Tam aksine çocuğun bu süreçte en çok ebeveynlerinin yanında olduğunu hissetmesine ve anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Sünnet operasyonu gerçekleştikten sonra, çocuğa uzuvunun yaklaşık 1-2 hafta içerisinde iyileşeceğini söylemek sünnetin çocuklara sünneti anlatmak ve çocuklar tarafından daha iyi anlaşılmak için yardımcı olur.

Sünnet Ne Zaman Çocuklarda Travmatik Bir Durum Oluşturur?

Sünnet, toplumumuzda basit bir işlem gibi gözükse de bazen travmatik etkiler de doğurabilmektedir. Bu travmatik etkilerin altında ise ailelerin çocuklara sünneti anlatmadan, çocuğu sünnete hazırlamadan, çocuğun rızasını almadan, çocuğu habersiz bir şekilde bir anda çocuğu sünnet ettirmeye götürme gibi tutumlar yer almaktadır.

Ayrıca sünnetin steril bir hastane ortamında, uzman bir doktor tarafından yapılması yerine, bir sünnetçi tarafından ev ortamında ya da bazı yöresel geleneklere göre mahalle ortamında düzenlenen şölenle yapılması yine çocuk için büyük travmalara neden olan bir durumdur.

Sünnet, çocuk için doğru olmayan bir ortamda çocuğa haber verilmeden yapıldığında çocuğun gözünden bu durum, beklemediği bir anda cinsel organı açık bir halde karşısında elinde kesici aleti olan tanımadığı biri tarafından canının yakılacağı şeklinde algılanır. Çocuğun rızası alınmadığı için de çocuk bu durumu bedenine ve mahremine bir saldırı niteliğinde algılayabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmak ise çocukta travma yaratacak boyutta korku hissetmesine neden olur.

Çocuklara böyle zor durumlar yaşatmamak adına zamanında çocuklara sünneti anlatmak ve çocuğun rızasını almak ise çocukların bu süreci psikolojik açıdan daha rahat atlatmalarına yardımcı olur.

Neden Bir Psikolojik Danışmanlık Merkezinden Destek Almalısınız?

Sünnet geleneğinin pek çok toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da önemli bir yeri vardır. Sünnet edilen çocuğa düğünler ve seremoniler yapılır. Ancak tüm bu güzel, eğlenceli kısımların görünmeyen eğlencesiz yanları da olabilir.

Sünnet öncesi ve sonrasında özellikle çocuk da stresli ve kaygılı ruh hali görülebilir. Bu sürecin ebeveynler tarafından da sağlıklı yönetilememesi sonucunda çocuk üzerinde olumsuz, depresif etkiler oluşabilir.

Özellikle çocuktaki depresif belirtilerin oluşması, ebeveynlerin çocuğu sünnete psikolojik olarak sağlıklı biçimde hazırlayamamalarından ve doğru bir dille çocuklara sünneti anlatamamalarından kaynaklanır. Bu süreç ne kadar sağlıksız ilerlerse çocuğun korku düzeyi ve travma yaşama riski de yükselmektedir.

Sünnet sonrasında çocuklarda uyku bozuklukları, iştahında azalma, çok ağlama, kendini sakinleştirememe gibi durumlar gözlenebilir. Bu noktada oluşan korkuyu aşmak, rahatlatmak ve sünnet sonrası görülen psikolojik semptomların iyileşmesi için mutlaka bir uzman desteğine başvurmak gereklidir.

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nin uzman kadrosunda hem çocuk hem aile ile koordineli çalışan uzman klinik psikologlar bu konu ile ilgili hem yüz yüze hem de online terapi seansları düzenleyerek uygun psikolojik desteği sağlamaktadır.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/narsist-ne-demek-narsist-nasil-anlasilir/ linkinden ulaşabilirsiniz.