Çocuklarda Yeme Bozukluğu

Çocuklarda Yeme Bozukluğu

Damak tadı kelimesi, genellikle büyüklerin yemeyi sevdiği besinleri anlatmak için kullanılan ve yetişkinler arasında sıkça duyulan bir kelimedir. Buna rağmen damak tadıyla anlatılabilen beslenme alışkanlıklarını sadece yetişkinlerle sınırlamak doğru değildir. Çünkü kendi damak tadı hakkında konuşabilen bir yetişkinin beslenme alışkanlığı ile ilgili bildiği tüm bilgiler aslında çocukluktan itibaren kendi damak tadının nasıl geliştiğine dayanır. Bu nedenle çocuklarda yeme bozukluğunun önüne geçebilmek için bebeklik döneminden itibaren düzenli bir şekilde çocuğun damak tadı gelişimini de takip etmek gerekir. Çocuklarda yeme bozukluğu gerekli önlemler alındığında, önüne geçilebilecek bir durumdur.

Çocuklar doğdukları günden itibaren anne sütü, su ve anne sütünü destekleyici mamaların tatları ile sınırlı bir damak tadı geliştirirler. Bebeğin gelişimi ilerledikçe çocuk doktorunun da izin verdiği düzeyde ek besinler ve katı gıdaya geçiş süreçleri başlar. Bu süreçlerde bebeğin menüsünde bebeğin yeni deneyeceği ve alışacağı tatlar ile bu tatların karışımları vardır.

Çocuklarda Yeme Bozukluğu Olduğunda Hangi Sorunlar Yaşanmaktadır?

Ebeveynler için çocuklarının ek gıdaya geçiş süreçleri genelde eğlenceli ve heyecan verici olurken bazı ebeveynler için ise yoğun düzeyde kaygı verici olabilmektedir. Çünkü bazı ebeveynlerin ya da çocukların ek gıdaya geçiş döneminde yaşadıkları olumsuz beslenme deneyimleri çocuğun damak tadı gelişimini engelleyebilmektedir. Bununla beraber bazı bebekler ve çocuklar da yeni tatlara adapte olma konusunda daha isteksiz tutum sergileyebilirler. Bu durumda çocuklar ağzına aldıkları yeni tatları tükürebilirler, kusabilirler, çiğnemeyebilirler, çiğnemeden yutmaya kalkabilirler ya da yememek için ağlama krizi yaşayabilmektedirler.

Ağzında besin varken ağlayan bebeklerde tıkanma, öksürme gibi davranışlar görülebilir. Tüm bu durumlar ebeveynleri doğal olarak çok korkutan durumlardır. Daha sonrasında ise çocuğun kilo, boy gelişiminde geriliğin olmasından ya da yerken bir tıkanma yaşayarak hayati tehlike atlatmasından korkan ebeveynler çareyi çocuğun sorunsuz olarak kabul ettiği besinlere geri dönmekte bulurlar. Böyle zamanlarda ebeveynler çocuğun alışkın olduğu tek tip beslenmesini  (sürekli köfte kızartmak, makarna haşlamak vb.) ya da katı yiyeceği çiğnemeyi reddeden çocuklar için her şeyi blenderdan geçirerek püre olarak yedirmeyi çaresizce kabul ederler. Böylece çocuğun damak tadının gelişmeye başlaması gereken bu dönemde çocuk, damak tadını belirli besin tatları ile sınırlamış olur.

Çocuklarda Yeme Bozukluğunun Önüne Geçmek

Çocuklarda yeme bozukluğunda gerekli önlem alınmazsa, çocuğun ileri yaşlarda da daha iştahsız olmasına ve yemek konusunda seçici davranmasına neden olur. Bu nedenle bebeğin doğduğu günden bu güne düzenli beslenme alışkanlığının olması çok önemlidir. Bu süreçte ebeveynler çocuk doktorunun izin verdiği ölçüde farklı besinleri çocuğa sunma konusunda yine çocuk doktorundan, beslenme danışmanlarından veya çocuk gelişimine hakim bir psikolog üzerinden mutlaka destek almalıdırlar.

Çocuklarda Yeme Bozukluğu Yaşayan Bireyler Ne Gibi Önlemler Alabilir?

  • Çocuğun gözünde yemek saatlerini netleştiriniz. Özellikle sabah, öğle, akşam yemeği saatlerini netleştirip rutin haline getirebilirsiniz.
  • Çocuğu yemek masasına çağırmadan önce çocuk başka bir şeyle ilgileniyorsa (oyuncaklarıyla oynuyor veya boyama yapıyor gibi ) ilgilendiği aktivitenin bitmesini bekleyiniz. Çocuk oyun oynarken aceleci bir şekilde oyunu yarım bıraktırarak çocuğu yemek masasına davet etmeyiniz. Aksi takdirde çocuk yemek saatlerini oyununun bozulduğu saatler olarak algılayarak yemek saatlerine karşı agresif bir tutum sergileyebilir.
  • Yemek zamanlarında çocuğunuzun tabağına koyacağınız miktarı ve hangi yemeği yemek istediğini çocuğunuza sorunuz. Ne yiyeceğine ve ne kadar yiyeceğine kendisi karar veren çocuklar yemek yeme alışkanlığını daha kolay kazanmaktadırlar.
  • Yemek sırasında uygulanacak belirli kuralları netleştiriniz. Örneğin; ağızda yemek varken konuşulmaması, yemek yerken tv seyredilmemesi, yemek bitene kadar masadan kalkılmaması gibi.
  • Yemek yemek için gerekli süre ortalama 20 ya da 30 dakikadır. Bu süre bitince sofranın kaldırılacağını belirtiniz ve çocuğunuz yemeğini yesin ya da yemesin sofrayı toplayınız.

Ebeveynlerin en çok zorlandığı maddelerden bir tanesi de budur. Çünkü ebeveynlik çocuğunu koruyarak, severek, uyutarak ve besleyerek büyütebilme üzerine kurulu bir rol olduğu için çocuğun yemek yemeden sofradan kalkması ebeveynlerin kendilerini çocuğa karşı görevini eksik yerine getirmiş gibi algılamasına neden olur. Çocuklarda yeme bozukluğunda sık yaşanan bu olayda; en önemli detay ebeveynin böyle davrandığında çocuğun beslenmesinden vazgeçmiş olmamasıdır. Aksine bu durum, ebeveynin çocuğuna düzenli beslenme alışkanlığı kazandırmak için yemek kurallarını ve sınırlarını göstererek öğretmeye çalışması anlamına gelir. Bu durumda ebeveyn süreci anlık değil, bütün olarak görmelidir.

Yeme Bozukluğu Olan Çocuklara Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

  • Çocuk bir süre sonra yanınıza gelip acıktığını söylerse yarım bıraktığı yemeği ısıtıp sununuz. Çocuğun yemek saatinde yemeğini yemediği için bir sonraki yemek saatine kadar beklemesini ASLA denemeyiniz. Çünkü çocuk sevgi, uyku ve beslenme konusunda ihtiyacının o anda karşılanmasına çok duyarlıdır. Yemek saatlerinde yemeğin masada yenilmesi gerektiğini çocuğun yaş dönemine göre anlatmaya yönelmeli ve katı cezalara gitmekten kesinlikle kaçınmalısınız.
  • Çocuğunuz acıktığını uzunca süre söylemezse endişelenmeyiniz, çocuklar açlığa bir ya da iki öğün atlayabilecek kadar dayanabilirler. Ancak çocuğunuzun yemek yemediği süre boyunca içtiği su miktarını ve ağzına attığı atıştırmalıkları varsa bunları da mutlaka takip etmek gerekir. Çünkü çocuk yemek yememe konusunda inatlaştığında midesini başka bir şeyle doyurabilmenin yollarını da arayabilmektedir. Siz görmeden bisküvi atıştırabilir, kuru ekmek yiyebilir veya bol bol su içebilir.
  • Bu nedenle çocuğa ara öğünleri dışında farklı atıştırmalıklar yedirmeyi kısıtlayınız. Böylece çocuk acıktığı zaman önce yemeğini yemek isteyecektir.
  • Yemek sırasında çeşitli sağlıklı yemek seçenekleri sunup, çocuğunuzu masadakilerden istediğini yemesi konusunda serbest bırakınız.
  • Ebeveynler olarak sizler de atıştırmalık abur cuburlardan uzak durarak çocuğunuza yeme alışkanlıkları konusunda iyi örnek olmaya çalışınız. Çocuğunuzun yanında yemekler hakkında yakınmaktan kaçınınız, sağlıklı besinler tüketmeye özen gösteriniz.
  • Eğer çocuğunuz mutfakta kendine zarar vermeyecek bir yaş grubunun içindeyse, onu da alışveriş, yemek seçimi ve yemek yapma gibi aktivitelere dahil ediniz. Bu sayede çocuğunuzun damak zevki hakkında bilgilenmiş olursunuz.
  • Yemek yaparken, sofrayı hazırlarken çocuğunuza da küçük görevler vererek sofra alışkanlığı oluşturmasına yardımcı olunuz. Böylece yemek yeme saatlerinin bir savaş olmaktan çıktığını göreceksiniz.

Çocuklarda Yeme Bozukluğu İçin Psikolojik Destek Almanın Önemi

Çocuklarda yeme bozukluğu yaşanması, ebeveynler için de büyük kaygı yaratan bir durumdur.  Çocuk yemek yemeyi reddettiğinde ebeveyn ve çocuk arasında çıkan çatışmalar da bu sorunun üzerine yeni sorunlar eklenmesine neden olur. Böylece ana sorun olan yeme probleminin önüne çocuk-ebeveyn çatışmaları geçer. Bu nedenle ebeveyn-çocuk çatışmaları yüzünden gerginleşen bu ilişki tipinde yeme probleminin giderilmesi daha da zorlaşır. Çocuğum yemek yemiyor, Hiç yemek yemeyen çocuğa ne yapılır? Gibi sorular karşısında problem yaşamamanız için bir psikologdan destek almanız doğru bir adım olacaktır.

Ebeveynler yukarıda belirtmiş olduğumuz düzenlemelere rağmen çocukta düzenli beslenme alışkanlığı kazandıramadıklarını düşünüyorlarsa mutlaka çocuk psikoloğu desteği almaları gerekir.

Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden destek almaya karar verdiğinizde alanında uzman psikologlar ile detaylı bir görüşme sağlayabilirsiniz. Bu görüşme önce ebeveyn ile yapılır ve ebeveynin hamilelik sürecinden çocuğun doğduğu güne kadar olan süreç değerlendirilir. Daha sonrasında ise çocuğun doğduğu günden itibaren beslenme gelişimi ile diğer alanlardaki gelişimleri üzerine detaylı bir değerlendirme yapılır. Daha sonrasında da aile içerisindeki diğer üyelerin beslenme alışkanlıkları değerlendirilir.

Çocuklarda yeme bozukluğu konusunda ve bu değerlendirmeler sonunda çocuk ile yaş dönemine göre çocuk merkezli oyun terapisi, theraplay oyun terapisi, kum havuzu terapisi, çocuklarda bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemler uygulanarak çocuğun yeme probleminin anlaşılmasında ve giderilmesinde çocuğa yardımcı olunur.

Ebeveynlerin bu hayatta çocukları için attığı en büyük adım önce sormak, araştırmak, öğrenmek, fikir edinmek ve daha sonra bu edindiği bilgileri denemektir. 

Çocuklarda yeme bozukluğu veya çocuğunuzla beraber aşamadığınız diğer beslenme alışkanlığı problemleri varsa daha detaylı bilgi almak için bir psikolog ile kolayca irtibata geçebilirsiniz.

Tüm çocuklara ve ebeveynlere sağlıklı mutlu dileriz. 

Bu yazımızda çocuklarda yeme bozukluğu konusuna değindik. Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/hobi-edinmenin-psikolojik-faydalari/ linkinden ulaşabilirsiniz.