Çoklu Zeka Kuramı

Çoklu Zeka Kuramı

Amerikan psikolog Howard Gardner’a göre, zeka; bireyin problem çözebilme kapasitesi ve üretme yetisidir. Gardner, zekanın farklı boyutları olduğunu ve sağlıklı olan herkesin bütün bu zeka boyutlarına sahip olarak dünyaya geldiğini savunmaktadır. Bu yazımızda sizlere çoklu zeka kuramına göre 9 zeka türlerinden ve özelliklerinden bahsedeceğiz.

İçinde bulunulan kültür, aile yapısı, coğrafi özellikler, sosyolojik imkanlar ve maddiyat gibi çevresel faktörlerin, zeka türlerini olumlu ve olumsuz yönde etkileyebildiğini ifade eden Gardner, çocuğun, okul çağına geldiğinde bir zeka kalıbına uyum sağladığını öne sürmüştür.

Gardner’ın Çoklu Zeka Kuramı, bilim camiasında çeşitli açılardan eleştirilere maruz kalıyor ve tartışmalı bir konu olarak görünüyor olsa da, teoriyi güçlendirme ve dayanakları sağlamlaştırma çalışmaları devam etmektedir.

Bu yazıda, zekanın 9 türü hakkında bilgiye sahip olmanız, kendinizin ve çocuğunuzun aktif zeka türlerinize dair farkındalık kazanmanız, böylelikle çocuğunuzu daha iyi yönlendirmeniz ve zeka kavramına farklı bir pencereden bakmanız amaçlanmıştır.

Çoklu Zeka Kuramına Göre 9 Zeka Türü:

Çoklu zeka kuramına göre zeka türleri 9 taneye ayrılıyordu. Bunlar; sözel, mantıksal, görsel, bedensel, sosyal, içedönük, müziksel, doğalsal ve varoluşsal şeklindeydi. Özelliklerine göre çoklu zeka kuramına göre zeka türlerini inceleyecek olursak:

  • Sözel/Dilsel Zeka:

Dili kullanma, okuma-yazma ve başkalarıyla iletişim kurma becerisi ile ilişkilidir. Bu zeka türünün aktif olduğu bireyler; iyi birer dinleyici olma, geniş kelime dağarcığına sahip olma, okuduğunu iyi anlama, dil bilgisi ve yazım kurallarını doğru kullanabilme, farklı dilleri kolay öğrenebilme ve iyi iletişim kurabilme gibi becerilere sahiplerdir.

Sözel/dilsel zeka çocuklukta; tutarlı ve zengin içerikli hikayeler üretme, meraklı olma, okuma, yazma ve anlatmayı sevme, yaşadıklarını doğru bir şekilde belleğe kaydetme, kelime oyunlarından keyif alma şeklinde kendini gösterebilir.  Çoklu zeka kuramına göre bu zekaya sahip bireylerin, iletişim ve hitabet becerileri iyi olduğundan, başkalarını etkileyip, ikna edebildikleri bilinmektedir. Bu nedenle, sözel/dilsel zekası aktif olan bireylerin; edebiyat, filoloji, siyaset, hukuk, radyo-televizyon vb. alanlarda başarılı olabileceği düşünülmektedir.

  • Mantıksal/Matematiksel Zeka:

Sayıları ve sembolleri etkin kullanabilme ve akıl yürütme becerileriyle ilişkilidir. Bu zeka türüne sahip bireylerin, bilişsel dünyalarını sayı ve semboller oluşturur. Sayıları kullanma, analitik düşünme, örüntüleri anlama, sonuca ulaşma, problem çözme ve eleştirel düşünme gibi becerilere sahip olan mantıksal/matematiksel zekası aktif kişiler, çocuklukta; matematikten keyif alan, zeka oyunlarına ilgi duyan, deney yapmayı seven bireyler olarak kendilerini gösterebilirler. Çoklu zeka kuramına göre bu zekaya sahip kişiler, meslek seçimlerinde; matematik, mühendislik, ekonomi, istatistik, mimarlık, yazılım vb. alanlara yönelebilirler.

  • Görsel/Mekansal (Uzamsal) Zeka:

Görme ve zihinde canlandırma becerisi ile ilişkilidir. Görsel/mekânsal zekası aktif bireyler, dünyayı algılarken; şekil, imge ve sembolleri kullanırlar. Bu kişiler, gördüklerini belleklerine kaydedebilir, anlatılanları kolayca zihinlerinde canlandırabilir, boyutlandırabilir ve görsel tasarımlar oluşturabilirler. Çoklu zeka kuramına göre bu zekaya sahip bireyler, yön bulma becerisine sahip, görsel sunumlardan hoşlanan, kelimelerden çok resimlere ilgi duyan, yaşıtlarına göre daha çok hayal kuran, sanatla ilgilenen, ayrıntılara önem veren kişiler olarak kendilerini gösterebilirler. Bu kişiler, mimarlık, pilotluk, denizcilik, güzel sanatlar, satranç oyunculuğu vb. alanları mesleki olarak tercih edebilirler.

  • Bedensel/Kinestetik Zeka:

Beyin-beden koordinasyon becerisi ile ilgilidir. Beden/kinestetik zeka türü aktif olan bireyler, jest ve mimiklerini ustalıkla kullanabilir, beden hareketlerini kontrol edebilir ve yorumlayabilir, koordinasyon, denge, hız, güç, esneklik gibi bedensel faaliyetlerde kendilerini gösterebilir ve bir şeyleri anlatırken sıklıkla vücutlarını hareket ettirirler. Bu bireyler için en iyi öğrenme şekli hareket etmek, dokunmak, gezmek ve tecrübe etmektir.

Uzun süre sabit kalmayı sevmeyen bu kişiler, çocukluklarında, oyun hamuru, kil, parmak boyası gibi aktivitelerden keyif alan, sürekli hareket halinde olan, yeni karşılaştığı objeleri dokunarak tanımaya çalışan, zihin-beden ve el-göz koordinasyonu gelişmiş olan, spor, dans, tiyatro gibi faaliyetlere ilgi duyan kişiler olarak kendilerini gösterebilirler. Bu bireyler, tiyatro, atletizm, dans, cerrahi bölümleri gibi alanlarda başarı gösterebilirler.

  • Sosyal Zeka:

Sözlü ve sözsüz iletişim becerileri ile ilişkilidir. Sosyal zekası aktif olan bireylerin, duygu, düşünce ve davranışları algılama, karşı tarafın istek ve ihtiyaçlarını fark etme ve karşılama, empati kurma becerileri gelişmiştir. Sezgileri kuvvetli, lider ruhlu, pratik zekaya ve ikna kabiliyetine sahip bu kişiler, takım çalışmalarına uygun kişilerdir.

Sosyal zekaya sahip çocuklar, yaşıtlarıyla birlikte vakit geçirmekten, oynamaktan keyif alan, arkadaşlarına bilgilerini aktarmayı seven, drama etkinlikleri, takım oyunları, kutu oyunları gibi aktivitelere ilgi duyan çocuklardır. Çevreye karşı duyarlı ve uyumlu özellikler gösteren bu kişiler, eğitimci, psikolog, pazarlamacı vb. mesleklerde başarılı olabilirler.

  • İçedönük/İçsel Zeka:

Kişinin kendini tanıma, güçlü ve zayıf yönleri hakkında farkındalığa sahip olma ve bunu faydaya dönüştürebilme becerisi ile ilişkilidir. Neyi yapıp neyi yapamayacağını öngörebilen, iç dünyası ile ilişki kurabilen, içedönük/içsel zekası aktif bu bireylerin, kendi potansiyelleri hakkında farkındalık sahibi oldukları için, başladıkları bir işi başarıyla sonlandırabilme ihtimalleri oldukça yüksektir.

Çoklu zeka kuramına göre bu zeka türüne sahip kişiler, güçlü yönlerini kullanma ve zayıf yönlerini geliştirme konusunda isteklidirler. Bağımsızlık duygusu gelişmiş, kendini doğru değerlendirme becerisine sahip, içedönük bu bireyler, çocuklukta sıklıkla tek başlarına oyun kurar ve oynarlar. Özgüveni yüksek ve özgürlüğüne düşkün özellikler gösteren bu bireyler, takım çalışmalarından çok, bireysel çalışabilecekleri, freelance işleri tercih edebilirler.

  • Müziksel/Ritmik Zeka:

Sesleri ayırt edebilme, ritim tutma, notalara karşı duyarlılık, beste yapma gibi becerilerle ilişkilidir. Bu kişiler sıklıkla enstrüman çalmaktan keyif alan kişilerdir. Hatta, bir kısmı hiçbir destek almadan enstrüman çalmayı kendi kendine öğrenebilir. Çocuklukta, hemen hemen her sese tepki verme, ritmik konuşma, şarkıları kolaylıkla öğrenme gibi yetilerle kendilerini gösterebilirler. Psikomotor becerileri gelişmiş ve işitsel hafızaları kuvvetli olan müziksel/ritmik zekası aktif bireyler, müzik dinlemek veya yapmak, beste yapmak, şiir okumak veya yazmak, enstrüman çalmak gibi aktivitelere ilgi duyarlar. Bu nedenle, müzisyenlik, orkestra şefliği, şairlik vb. alanlar bu kişilere uygun olabilir.

  • Doğasal Zeka:

Doğa zekası olarak da bilinen bu zeka türüne sahip bireyler, çevrelerindeki canlıları sınıflandırmaktan keyif alan, canlılarla ilgili araştırma yapmayı seven, doğaya katkıda bulunma isteğine sahip kişilerdir. Toprakla uğraşmayı ve hayvanlarla ilgilenmeyi severler. Bu kişiler, çocuklukta; doğayı gözlemlemekten, canlılarla ilgili çıkarımlarda bulunmaktan keyif alan, hayvanlarla oynamayı seven, doğa deneylerine ilgi duyan ve doğa yürüyüşlerinden keyif alan çocuklar olarak kendilerini gösterebilirler. Bu kişiler, tıp, veterinerlik, ziraat, botanik, biyoloji, arkeoloji gibi alanlarda başarı gösterebilirler.

  • Varoluşsal Zeka:

Mantık yürütmenin zor olduğu, soyut konularda yorum yapabilme becerisi ile ilişkilidir. Varoluşsal zekası aktif olan bireyler, inanması güç kavramların anlamlandırılması ve insan zekasına uygun bir şekilde sunulması konusunda beceriklilerdir. Bu kişiler, toplumsal ve ahlaki değerlere, felsefi ve dini tartışmalara ilgi duyan, varoluşsal konular üzerinde saatlerce düşünmekten keyif alan kişilerdir.

Detaylara değil, büyük resme odaklanan bu kişiler, insan doğasına meraklı, doğumdan önceki hayatın varlığı ve ölümden sonrası ile ilgili araştırmaları seven, bu konularda varsayımlarda bulunmaktan keyif alan kişilerdir. Çevreleri tarafından, derin, sezgisel ve düşünceli olarak algılanan bu kişiler, başarılı birer filozof, din adamı, bilim insanı, kuantumcu vb. olabilirler.

Sonuç olarak, çocuğun sadece bir beceri alanına bakarak onun zekasını derecelendirmek doğru değildir. Bilimsel çalışmalar, zekanın birçok farklı türünün olduğunu ve geliştirilebilen bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Gelişimin büyük oranının çocukluk çağlarında gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda, çocuğunuzun güçlü ve zayıf yönlerini saptamak, güçlü yönlerini geliştirmek, zayıf yönlerini yeterli düzeye getirmek onun yaşamının geri kalanı açısında oldukça önemlidir. Kendi güçlü ve zayıf yönlerini bilen bireyin mesleki seçimini de kendi potansiyeline uygun şekilde yapması böylelikle mümkün olacaktır.

Çocuğunuzun zeka alanları hakkında detaylı bilgiye sahip olmak için Wisc-4 testini kurumumuzda yaptırabilir,

Wisc-4 testi için gerekli olan kapsamlı bilgiye https://www.mutluyasam.com.tr/wisc-4-wecshler-cocuklar-icin-zeka-olcegi/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazımızda çoklu zeka kuramından bahsettik. Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/beyaz-ayi-sendromu-nedir/ linkinden ulaşabilirsiniz.