Hamilelik Psikolojisi

Hamilelik Psikolojisi Nasıl Olur?

Hamilelik, bir kadının hayatında başına gelebilecek sınırlı mucizelerden biridir. Özellikle istenen planlanmış bir hamilelik haberini alan çiftler için bu durum daha da heyecan verici ve mutluluk getirici bir süreçtir. Planlanmış hamileliklerde kadın içinde bir canlı büyütebildiğinin mucizesini hissettiği sürece o canlıyla bir olmak, bütün olmak, anne-çocuk olmak hem anne için hem de anneyi bu kadar heyecanlı gören baba için çok mutluluk vericidir. Ancak bazı durumlar bu mutluluğu bozup yerini kaygı, korku, karamsarlık, çaresizlik, mutsuzluk ve değersizlik duygularına bırakabilir. Çünkü hamilelik psikolojisi her hamile kadında farklı şekilde seyretmektedir.

Her Annenin Hamilelik Sürecini Farklı Duygularla Yaşama Nedenleri Nelerdir?

En ideal olan hamilelik süreci 9 ay 10 gün boyunca bebek ve annenin sağlığıyla ilgili hiçbir problem yaşamadan geçirilen dönemdir. Bu ideal hamileliği yaşayan anne, hamilelik sürecinde bebeğin rahimde büyümesiyle beraber değişen vücuduyla da mutludur. Çünkü anne, vücudunun ve hormonlarının değişimiyle ortaya çıkan duygusal hallerin bebeğin sağlıklı olarak rahimde büyümesiyle ilişkili olduğunu bilir. Bu süreç içerisinde annenin hem baba olarak hem de eş olarak yanında bulunan ve hamilelik sürecini anneyle beraber yaşayan partnerinin gösterdiği ilgi ve destek de annenin hamileliğini ideal şekilde yaşamasında oldukça önemlidir.

İdeal olan hamileliğin dışında yaşanan başka bir hamilelik süreci ise planlı bir hamileliğin belli bir döneme kadar sağlıklı düzeyde seyredip, daha sonralarda bebeğin ya da annenin sağlığını tehdit eden sağlık problemlerinin ortaya çıkmasıdır. Bu sağlık problemleri; annenin tansiyon ve şeker hastalığından, annenin mide bulantılarının çok uzun süre devam etmesinden, annenin vücudunun hamilelik süresi boyunca zayıf ve güçsüz olmasından, annenin hamilelikte beklenmedik kanamalarının olmasından, annenin bebeği düşük yapma ya da bebeğin erken doğma riskinden veya doktor tarafından bebeğin gelişiminde görülen herhangi bir olumsuz durumdan kaynaklı olabilir. Bu durumda önceleri çifti mutlu eden hamilelik haberi daha sonralarında kaygı, korku, annenin kendisini yetersiz hissetmesi ve annenin bu durum için kendisini suçlaması gibi suçluluk duygularını ortaya çıkarabilir.

Ayrıca annenin uzun uğraşlar ve büyük fedakarlıklar sonucu tüp bebek tedavisiyle geçirdiği bir hamilelik dönemi de çok yaygın olarak görülen hamilelik süreçlerindendir. Tüp bebek tedavisi sonucunda hamilelik yaşayan anneler daha duygusal, kendilerini daha kontrolcü ve daha dikkatli olmak zorunda hissedebilirler. Annenin tüm dikkat ve enerjisi hamilelik sürecinin tedavisine ve seyrine yönelik olduğu için anne, bedensel ve zihinsel olarak kendisini çok yorgun ve yıpranmış hissedebilir.

Hamilelik Haberi Ne zaman Tatsız Bir Sürpriz Olur?

Planlanmamış, beklenmeyen ama sürpriz bir şekilde haberi alınan hamilelik durumları da vardır. Eğer bu sürpriz hamilelik anne ve baba için tatlı bir sürpriz ise bu süreç haberin şokundan sonra normal bir hamilelik süreci olarak yaşanır. Ancak bu hamilelik haberi anne ve baba için hem zamanlama açısından hem de maddi ve ilişkisel açıdan zorlanılan bir dönemde alınan haber ise o zaman tatsız bir sürprize dönüşerek özellikle anne için daha da kaygı verici ve depresif hissettirici olabilir.

Stresli dönemlerde her anne partnerinden psikolojik destek görmek ister. Bu dönemde annenin yaşadığı kaygılı sürecin aynısını baba da yaşıyor ise veya hamilelik sürecinde karı-koca rolleri arasındaki çatışmalar yoğun ise anne için çok stresli bir hamilelik dönemi başlar. Bu gibi hamileliklerde annenin bebeğiyle sağlıklı bağ kuramama gibi problemlerde yaşadığı görülür. Bunun sonucunda ise annenin hamilelik depresyonu veya doğum sonrası depresyon yaşama riski de artar.

Planlanmamış hamileliklerde en sık görülen durumlardan biri annenin ilk bebeğini doğurduktan sonraki 1 yıl içerisinde bilmeden kalınan hamileliktir. Bu durumda anne hem hamileliğin, hem doğumun, hem loğusalığın, hem de ilk defa anne olmanın yorgunluğunu ve telaşını yaşarken üzerine eklenen 2. hamilelik de anne için kolay olmamaktadır.

Hamileler Ne Zaman Psikolojik Destek Almalılar?

Anne ne tür bir hamilelik sürecini geçiriyor olursa olsun bu süreç boyunca duygusal, düşüncesel ve davranışsal açıdan aşağıda belirtilen kaygı içerikli durumları hissedip hissetmediği konusunda kendisini titizlikle değerlendirmesi gerekir. Özellikle anne, hamileliği boyunca “Ya…” kelimesi ile başlayan yoğun kaygı içerikli cümleleri çok fazla zihninden geçirdiğini fark ediyorsa annenin doğum sonrasında bu kaygılarının daha çok artacağı ön görülerek mutlaka hamilelik sürecinde psikolojik destek alması önerilir.

Bu yoğun kaygı içerikli cümleler aşağıdakilerden herhangi bir tanesi ya da bu düşüncelere benzer farklı düşünceler olabilir.

  • Ya hamileliğim bir anda kötü ilerlemeye başlarsa?
  • Ya hamileliğimin bir döneminde bebeğime bir şey olursa?
  • Ya hamilelik sürecinde kendime iyi bakamazsam?
  • Ya normal doğuramazsam?
  • Ya sezeryan doğum yaparsam ve ameliyatım kötü geçerse?
  • Ya doğum sırasında bebeğime bir şey olursa?
  • Ya doğum sırasında bana bir şey olursa?
  • Ya hamilelik süresince eşim bana ilgi göstermeyi bırakırsa?
  • Ya eşim hamilelik döneminde beni aldatırsa?
  • Ya çok kilo alır ve bir daha o kiloları veremezsem?
  • Ya çok çirkinleşirsem?
  • Ya bebeğim için iyi bir anne olamazsam?
  • Ya bebeğime iyi bakamazsam?
  • Ya eşim bebeğimiz için iyi bir baba olamazsa?
  • Ya sütüm gelmez ve bebeğimi emziremezsem?

Neden Mutlu Yaşam’dan Destek Almalıyım?

Hamilelik süresinde annenin zihninde dönüp duran kaygı içerikli düşünceler elmanın içine girmiş bir kurda benzetilir. Nasıl ki kurt zamanla elmayı içeriden kemiriyorsa bu düşünceler de zamanla annenin içini kemirerek anneyi daha kaygılı, daha mutsuz, daha alıngan, daha öfkeli ve daha huzursuz birine çevirir. Tüm bu olumsuz duygu, düşünce ve davranışların ise hem bebeğin gelişimine hem de hamile bireyin annelik psikolojisine çok olumsuz etkileri vardır. Bu nedenle kurdun elmayı içerden kemirip bitirmeden dışarıya çıkarılması gibi annenin de bu düşünceleri zihninden çıkarabilmesi için mutlaka psikolojik destek almaya başlaması önerilir.

Her anne hamileliğinde çok güzeldir ve her bebek o güzellikten doğan mis kokusuyla dünyaya gelir.

Her bebeğin gözünü açtığında ilk gördüğü yüz annesinin yüzüdür. Bu yüzden her bebek annesinin yüzünü mutlu görmek ister.

Mutlu Yaşam ailesi olarak bizler de her hamile annenin bebeğiyle-partneriyle ve diğer aile üyeleriyle sonsuza dek mutlu bir yaşam sürmesini dileriz…

Bu yazımızda hamilelik psikolojisi konusuna değindik. Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/sosyal-fobi-sosyal-anksiyete/ linkinden ulaşabilirsiniz.