Kardeş Kıskançlığı

Kardeş Kıskançlığı

İlk çocuğunuzdan sonra aileye yeni bir çocuk, bir kardeş geldi ve zihninizde birçok soru dönmeye başladı. “Acaba birbirlerini kıskanıyorlar mı? Aralarında herhangi bir problem var mı? Şu davranış kardeş kıskançlığına neden olur mu?  Çocuğum acaba bunu neden yaptı, bunun sebebi “kardeş kıskançlığı” mı?” gibi zihniniz bunlar gibi birçok soruyla boğuşuyor olabilirsiniz.  En sonunda ise bu sorularınıza bir nebze cevap bulmak için büyük olan çocuğunuza şu soruyu yöneltirsiniz: “Yavrum sen kardeşini mi kıskanıyorsun?” Sevgili ebeveynler, eğer çocuğunuza bu soruyu soruyorsanız orada bir dakika durun ve birazdan yazacaklarımı lütfen dikkatli bir şekilde okuyun derim.

Çocukların bilişsel gelişimleri gereği sözel ifade becerileri henüz yeterince gelişmemiştir. Yani çocuklarımızdan şunu söylemesini beklememeliyiz, “Anneciğim, babacığım kardeşim olduğundan beri kendimi biraz mutsuz, biraz dışlanmış, ihmale uğramış hissediyorum. Çünkü sizinle birlikte eskisi kadar oyun oynayamıyoruz, eskisi kadar siz bana vakit ayıramıyorsunuz. O nedenle benim duygularım, davranışlarım biraz değişti. İşte bu nedenle kardeşime arada vuruyorum, çimdiriyorum” gibi bir açıklama yapamaz. Bizler ebeveynler olarak, çocuğun gösterdiği davranışları iyi gözlemleyip anlayabilmeliyiz.

Kardeş Kıskançlığının Belirtileri Nelerdir?

Ebeveynlerden uzaklaşma, eskisi gibi yakınlık göstermeme

Kardeşe kaba davranma, vurma, dövme

Altını ıslatma, parmak emme

Sürekli sinirli olma, hırçın davranma durumu ve bazen de;

Yemek yememe, kabus görme, emeklemeye geri dönme, bebek gibi konuşma, biberonla beslenmek istemesi, anneye aşırı bağlanması, konuşma gerilemesi de görülebilir.

Kardeş Kıskançlığının Nedenleri Nelerdir ve Ebeveynler Ne Yapmalıdır?

Kardeşler arasında tartışmalar her zaman olur. Kardeş kavgaları ve kardeş kıskançlığı son derece doğaldır. Kardeşler arasındaki kıskançlığın temel nedeni, anne ve babanın paylaşılmasıdır. Anne-babanın çocuklara ayırdıkları zamanlar, bunların arasındaki dengesizlikler kardeş kavgalarını, kardeş kıskançlıklarını körükleyen nedenlerdir.  O nedenle anne-babanın her iki ya da daha fazla çocuk arasında dengeli zaman ayırması, her çocuğa özel zaman ayarlaması yapabilip onlarla baş başa zaman geçirebilmesi ve yeni gelen her çocukla birlikte büyük olan çocukların anne-babalarının kendilerinden uzaklaştığı duygusuna kapılmamaları kardeşler arasındaki ilişkileri daha doğru hale getirecektir.

Yine anne-babaların tutumlarıyla kardeşler arasında rekabet yaratmak, birinin olumlu özelliklerini diğerine devamlı örnek göstererek onun gibi olmasını istemek, kardeşler arasında kıyaslamalar yaparak hep birinin daha üstün olduğunu düşünmek ve bunu çocuklara da davranışlarla yansıtmak ya da anne baba olarak çocuklara belli şeyler atfederek, o atfettikleri özelliklere göre onları koruma, cezalandırma kardeşler arasındaki sorunları arttıran nedenlerin başında gelir.

Kardeş tartışmaları sırasında anne-babaların yapacağı en önemli şey, taraf olmamaktır. Çünkü kardeş kavgalarında çoğunlukla haklı taraf olmaz ya da bazen bir taraf haklı iken bazen de diğer taraf haklı olur. Kardeş kıskançlığı ilk başlarda yeni doğanı büyük olanın kıskanması şeklinde görülürken bir süre sonra küçüğün büyüğü kıskanması şekline de dönebilir. Büyüğün yaptığı her şeyi yapmak isteyen küçük çocuk onları yapamadığı için kendinden büyük olanı kıskanacaktır.

Çocukların yaşlarına, gelişim dönemlerine uygun özel zamanlar ayırmak ve onlar birbirleriyle tartıştıkları zaman “Sen haklısın haksızsın ya da sen nasıl büyüğüne böyle davranırsın, sen abisin o küçük görmüyor musun?” gibi laflar yerine “Ben bu evde tartışma, kavga istemiyorum. Birlikte oynayamıyorsanız, şu anda birlikte oynamayacaksınız, ikiniz faklı yerlerde duracaksınız. Ne zaman ki düzgün oynarsınız, o zaman birlikte oynamanıza izin vereceğim” demek, ceza verilmesi gerekiyorsa her ikisine de ceza vermek ya da bir şey yapılmayacaksa her ikisine de aynı tutumu sergilemek kardeşler arasında anne babadan doğan rekabeti ve kızışmaları azaltır.

Peki İkinci Çocuk İçin Uygun Zaman Var Mıdır?

Aslında bu zaman ilk çocukta olduğu gibi, anne babanın ikinci çocuk için kendilerini hazır hissettikleri zamandır. Hele de çocuğun sözüyle, yani kardeş istiyorum diyen çocuğun sözüyle yeni bir çocuk dünyaya getirmek, çoğu kez anne-babayı hayal kırıklığına uğratır. Çünkü kardeş doğduğu zaman hemen kendisi ile oynamaya başlayacağını düşünen çocuk, bir süre sonra gelen kardeşin aslında anne-babanın zamanını aldığını, kendisi ile ilgili özellikle anne-baba olmak üzere birçok şeyi paylaştığını fark ederek gelen kardeşten hoşnutsuzluğunu belirtmeye başlar. İşte o zaman da, kardeşler arasındaki ilişkiler ve kardeşler arasındaki ilişkilerin nasıl ayarlanacağı sorunu ortaya çıkar.

Bu dönemde sorulan sorulardan bir tanesi de iki çocuk arasında kaç yaş fark olması gerektiğidir. Eğer çocuklar arasındaki yaş farkını, çocukların birbiriyle ilişkileri açısından düşünürsek, yaşlarının birbirine yakın olması, birbirleri ile oyun oynamalarını ve belli süreçleri birlikte takip etmelerini sağlayabilir. Aradaki yaş farkı arttıkça, aralarındaki dönemler artacak dolayısıyla da bu paylaşımlar azalacaktır. Aynı zamanda aradaki yaş farkının az olması başka sorunlara yol açabilir.

Özellikle küçük bir bebekken, henüz yeni bir kardeş geldiği zaman evde herkesin sizden abi ya da abla diye bahsetmesi, dolayısı ile çocuk henüz kendi bebekliğini yaşayamamışken, bir başkasının ablası ya da abisi olma zorunluluğunda kalması, kardeşi ile ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. En doğru zaman aslında, tıbbi olarak annenin öncelikle ikinci bir doğum için bedensel ve ruhsal olarak hazır olduğu zamandır. İkinci doğru zaman da anne babanın birlikte ruhsal ve ekonomik olarak yeni bir bebeği daha büyütebilecek ve ikisi arasındaki ilişkileri ayarlayabilecekleri bir durumda olmalarıdır.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda görülen kardeş kıskançlığının, kardeşlere ruhsal ve fiziksel açıdan zarar verdiğini düşünüyorsanız, büyük kardeşin tepkisi çok uzun sürdüyse, kardeş doğumu ile beraber çocuğunuzda büyük davranış değişiklikleri başlamış, çeşitli sorunlar (alt ıslatma, kekemelik vb.) ortaya çıkmaya başlamışsa, kardeşlerden birine önemli bir hastalık nedeniyle daha fazla ilgi gösteriliyorsa, eşinizle aranızda çok fazla çatışma yaşıyorsanız, boşanma sürecine girilmişse çocuk psikoloğu ya da aile terapisi uzmanı gibi uzmanlardan yardım almanız en sağlıklı yol olacaktır.

Peki Neden Bir Psikolojik Danışmanlık Merkezini Tercih Etmelisiniz?

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık merkezinde bu gibi sorunlarda, hem aile hem çocuk ile birlikte çalışılmaktadır. Terapi sürecinde öncelikle ailenin endişelerini gidererek, iş birliği içerisinde daha rahat bir şekilde çalışma hedeflenmektedir. Kardeş kıskançlığı durumunda ailenin tutumu son derece önemli olduğundan, aile ile birlikte kıskançlığa sebep olan ebeveyn tutumlarını değerlendirilmektedir. Sorunlu görülen alanlarda aileye gereken eğitim verilmektedir. Kardeş kıskançlığı sonucu çocukta meydana gelmiş ruhsal bir problem var ise, sorunun kaynağına inerek kişiye uygun terapi modeli ile çözüm yoluna gidilmektedir.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/trikotilomani-nedir/ linkinden ulaşabilirsiniz.

 

Leave a Reply