Kıskançlık

Kıskançlık Nedir? Nasıl Baş Edilir?

Kıskançlık, dünyanın her yerinde her kültürden ve her yaştan insanın içinde hissetmiş olduğu doğal bir duygudur. Kıskançlık duygusuna neden olan tetikleyiciler ise bireyin içinde bulunduğu coğrafya ve kültürel değerlere göre değişir. Bu durumda toplumların ve bireylerin kıskanma nedenleri ile ilgili algıları farklı biçimlerde karşımıza gelir. Örneğin; daha ataerkil kültürün içerisinde büyümüş olan kadın ve erkeğin ilişkisinde erkek, kadını kıskandığında kadın bunu erkek tarafından sahiplenilme, korunma ve sevilme olarak algılarken, batı kültürlerinde ise aynı durum kadın ve erkek arasındaki güven problemini yansıtan ciddi bir sorun olarak algılanır.

Kıskançlık Nedir?

Kıskançlık; rekabet, başarı, güç, kazanç, beklenti, yokluk ve yoksunluk içeren her tülü durum karşısında kişiye, olaya ve o anki sürece gösterilen duygusal bir tepkidir. Bu davranış, kişiden kişiye değişkenlik gösterebildiği gibi zamana, mekana ve yaşa göre de değişkenlik gösterir. Kıskanma duygusu 1-1,5 yaş döneminden itibaren belirgin düzeyde hissedilmeye başlanır ve yaşam boyu belirli zamanlarda veya tetikleyiciler karşısında bilinç düzeyine çıkar.

Kıskançlık duygusunun tetikleyicileri göz önünde bulundurulduğunda, bu süreç özentilik, hasetlik ve çekememezlik gibi kavramlarla tabir edilse de Türk kültüründe bu duygu sempatik hale getiren bazı kalıp inançlar vardır. Bunlardan bir tanesi de “Seven insan kıskanır.” inancıdır.

Peki Gerçekten Seven İnsan Kıskanır Mı?

Seven insan sevdiğini kıskanır inancı yukarıda da bahsettiğimiz gibi kültürlere, topluma ve içinde bulunulan coğrafyaya göre değişkenlik gösterir. Bazı kültürlerde kıskançlık sevenleri bir arada tutan sevgi belirtisi olarak görülürken, bazı kültürlerde ise yaşanılan ilişkinin bitmesi için geçerli bir nedendir.

Psikoloji bilimi ise seven insanın sevdiğini kıskanması halinin daha çok bireyin sevdiğini kaybetme, terk edilme, yalnız kalma korkularına bağlı olduğunu düşünür. Yani romantik ilişkilerde kıskançlık duygusu bireyin daha önce yaşadığı duygusal incinmelerin üzerini kapatan maske duygu olarak karşımıza gelir.

Kıskançlık duygusu bazı durumlarda kadın veya erkekten birinin diğeri ile romantik ilişki yaşamaya rızası olmadığında da yoğun şekilde hissedilir. Bu durumda ilişki beklentisi içinde olan kişi, kendisine uzak ama başkalarına yakın olduğunu düşündüğü kişiyi kıskanmaya başlayabilir. Bu durum, birçok yerde kültürel olarak “seven insan kıskanır” diye açıklansa da psikolojik olarak duygusal tetikleyicilerin etkisi altında ortaya çıkan ve saplantıya dönüşme riski taşıyan tehlikeli bir duygu olarak görülür.

Kıskançlık her duyguda olduğu gibi, belirli bir düzeyde hissedildiği zaman normaldir. Ancak bu duygu aşırıya kaçmış olarak karşımıza geldiğinde hem bireyin kendi ruhsal sağlığına zarar verir hem de ilişkilerde öfke kontrolsüzlüğü, güven problemleri ve ayrılıkla sonuçlanan yoğun anlaşmazlıklara neden olabilir.

Kıskançlığın Nedenleri Nelerdir?

Kıskanma duygusu mutluluk, üzüntü, şaşkınlık gibi insan doğasında bulunan normal bir duygudur. Üzüntü duygusu ile beklenti içeren düşünceler birleştiğinde kıskançlık duygusu ortaya çıkar. Örneğin ebeveynleri tarafından taktir görmeyi bekleyen bir çocuk taktir edilmek yerine ebeveynleri tarafından eleştirildiği için üzgündür. Hem ebeveynleri tarafından taktir görme beklentisi karşılanmamış hem de bundan dolayı üzüntü yaşayan bir çocuk bu iki duyguyu aynı anda yaşadığında artık taktir edilen ve başarılı olan herkesi kıskanmaya açık bir konuma gelmiştir. Kısacası, bireylerin geçmişte yaşadığı bir olay sonrasında kendilerini başkalarıyla kıyaslamaları sonucunda ortaya çıkan bir duygudur.

Kıskançlığın çeşitli nedenleri şöyle sıralanabilir:

• Geçmişte yaşanılan yakın birinin ölümü, ağır hastalık süreçleri, duygusal ve fiziksel istismar, terk edilme, yalnızlık, maddi-manevi kayıplara uğrama gibi kötü yaşam tecrübeleri,
• Çocuklukta ebeveynleri tarafından yeterli ilgi, sevgi, değer görememe,
• Ebeveyn-çocuk bağlanma problemleri,
• Değersizlik inancı,
• Aldatılma öyküsü,
• Aşırı kontrolcülük,
Mükemmeliyetçilik,
• Güvensizlik duygusu,
• Duygu durum bozuklukları ya da farklı psikolojik rahatsızlıklar.

Kıskanç Kişi Ne Hisseder?

Kıskanç bireyler yoğun derecede öfke, korku, şüphe, endişe, aldatılmışlık, gibi pek çok olumsuz duygu ve düşünceyi bir arada hissedebilirler. Bu tarz duygularla mücadele etmek zorunda kalan kişiler için bu durum hiç kolay değildir. Bu nedenle kıskançlık hisseden birçok kişi, yaşadıkları bu duyguyu toplum içerisinde diğerlerinden saklamaya çalışırlar. Ancak bilinçaltına bastırılan bu duygular, ilk duygusal boşlukta öfke, kızgınlık, agresiflik ve üzüntü olarak başka duyguların içerisine gizlenmiş şekilde gün yüzüne çıkar. Bu nedenle kıskanma duygusunu yoğun düzeyde hisseden kişiler için psikolojik destek almak çok önemlidir.

Kimler Arasında Kıskançlık Görülebilir?

Kıskançlık duygusu büyük, küçük, yaşıt, zengin, fakir demeden herkesin birbiri arasında görülebilen bir duygudur. Ancak en çok karşımıza gelen kıskançlık durumları aşağıda sıralanmıştır:

Kardeş Kıskançlığı:

Çocuklarda kardeş kıskançlığı oldukça fazla görülen bir konudur. Kardeş kıskançlığını tetikleyen en önemli durum ise anne-babanın zaman, ilgi ve tutum açısından kardeşlere eşit yaklaşım gösterememelerinden kaynaklanır. Örneğin ebeveyn aileye kardeş olarak katılmış yeni doğan bir bebekle daha fazla ilgilenmek zorunda kalırken, ailedeki daha büyük çocuk ise kendisini ihmal edilmiş hissedebilir. Bunun
sonucunda ise büyük çocuk ebeveynlerinin kardeşine karşı olan ilgi ve sevgisini kıskanabilir. Çünkü büyük çocuğa göre kardeş, kendisine ait olan alana sonradan giren ve her şeyi paylaşmak zorunda kaldığı kişi olur.

Aynı zamanda küçük kardeşler de bazen abla veya ağabeylerini kıskanabilirler. Özellikle daha büyük yaşta olmaları gerekçesi ile evde abla veya ağabeye kardeşinkinden farklı özgürlük hakları tanınmış ise (büyük çocuğun daha fazla televizyon izleyebilmesi, daha fazla dışarıda kalabilmesi, telefon kullanabilme hakkının olması vb.) küçük kardeş de aynı haklara sahip olmak için büyük çocukla rekabete girerek kıskançlık duygusunun etkisi altında ebeveynlerine de tepkili olabilir.

Aile içerisinde yaşanan bu gibi kıskançlık durumlarında hem çocukların hem de ebeveynlerin online psikolog hizmeti almaları önemlidir. Aksi taktirde çocukların kıskançlık duygusunun etkisi altında pekişen olumsuz duygu ve düşünceleri ileri yaşlarda davranış bozukluğu olarak da karşımıza gelebilir.

Çocuğun Ebeveynine Duyduğu Kıskançlık:

Dünyaya gelen her çocuk, büyüme dönemlerinde kendi hemcinsi olan ebeveynini model alır ama karşı cinsteki ebeveynine daha yakın olmak ister. Bu duygusal karmaşa süreci içerisinde çocuk kendisinin hemcinsi olan ebeveynini kıskanır ve o ebeveynle rekabete girer. Bu durum erkek çocuklarında anneyi babadan kıskanma hali olan Oedipus kompleksi, kız çocuklarında ise babayı anneden kıskanması hali olan Electra kompleksi adıyla açıklanır.

Sosyal Arkadaşlıklar Arasındaki Kıskançlık:

Sosyal yaşamın içerisinde sosyal uyum ve sosyal becerilerin gelişmesi için arkadaşlar tarafından beğenilme, kabul görme ve bir grubun içine ait olma beklentilerinin karşılanması gerekir. Bireylerin bu beklentileri karşılanmadığında değersizlik ve yetersizlik duyguları gelişir. Bu durum ise bireyin karşısındaki kişiyi kendisinden daha iyi konumda görmesine neden olarak, ona karşı kıskanma duygusu beslemesinde tetikleyici rol oynar. Sosyal arkadaşlıklar arasında yaşanan kıskançlık duygusu bireyin depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşamasına da neden olabilir. Karşılaşılması mümkün olan bu olumsuz sonuçlardan ötürü bu süreçte profesyonel destek alınması çok önemlidir.

İş Hayatı İçerisinde Var Olan Kıskançlık:

İş hayatı içerisinde her zaman çalışma arkadaşları ile ast- üstler arasında taktir görme, performans değerlendirme ve kazanç durumlarının neden olduğu yoğun bir rekabet vardır. Bu rekabet bireye yoğun stres verdiği için bu baskı ile baş etmede zorlanan kişilerde aşırı hırs ya da tam tersi yetersizlik duyguları pekişebilir. İş hayatının içinde birilerini kıskandığını veya birileri tarafından kıskanıldığını hisseden her birey mobbinge maruz kalma riski taşıdığı için bu duygusal süreci mutlaka bir uzmanla değerlendirmesi gerekir.

Çiftler Arasındaki Kıskançlık:

Romantik ilişkilerde kıskanma çok fazla görülen bir durumdur. Çiftler arasında hissedilen kıskançlık, sağlıklı şekilde yönetildiğinde bu duygu
çiftlerin birbirleri üzerindeki hassasiyetliklerini anlamaya yardımcı olur. Ancak kıskanma duygusu, saplantılı olma gibi normal duygu değerlerinin üzerine çıktığında, paranoid düşünceleri, öfke kontrolsüzlüğü, sözel veya fiziksel şiddeti de beraberinde getirebilmektedir. Bu nedenle çiftler arasında birbirlerini rahatsız edici boyutta yaşanan kıskançlık duyguları var ise mutlaka bireysel veya çift terapisi almaları önerilir.

Kıskançlık Duygusuyla Nasıl Baş Edilir?

Kıskanma duygusu insan doğasının içinde var olan bir duygu olduğu için bu duyguyu bireyin duygu dünyasından çıkartıp yok etmeyi bekleyemeyiz. Ancak kıskançlığa neden olan tetikleyiciler fark edildiğinde bu tetikleyicilerin ne olduğu, neden olduğu ve nasıl yönetilmesi gerektiği psikoterapi süreci boyunca konuşularak çözümlenmelidir. Kıskançlık duygusuna neden olan her tetikleyici fark edilip çözümlendikçe birey zihninin daha rahatladığını hisseder ve özgüveni yükselir.

Psikolojik Danışmanlık Merkezinden Ne Zaman Danışmanlık Destek Almak Gerekir?

Birey kıskanma duygusunu uzun süredir baş edilmesi zor bir boyutta hissediyorsa patolojik kıskançlık yaşıyor olabilir. Patolojik boyutta yaşanılan kıskançlık hissi ise ilişkilerde yıkıcı etkiye sahiptir. Patolojik kıskançlık bireyi şiddete, öfke kontrolsüzlüğüne, kendine zarar vermeye, depresyona, paranoid düşüncelere iter. Bu gibi durumlarda bireyin okul hayatı, aile hayatı, özel hayatı, sosyal ve iş hayatı olumsuz şekilde etkilenir. Bu etkilenme bireyin hem ruh sağlığını hem de fiziksel sağlığını tehdit eder.

Böyle durumlarda en kısa zamanda profesyonel yardım almak çok önemlidir. Profesyonel yardım alan kişi, kıskançlık duygusunun altında yatan sebeplerin ne olduğunu ve bu duyguyla nasıl baş etmesi gerektiğini öğrenir. Psikolojik Danışmanlık Merkezinde olan uzmanlar bu konuda size destek vererek hem duygusal sürecin, hem de özel, sosyal, iş veya okul hayatınızın daha düzene girmesine yardımcı olur. Böylece zihninizdeki olumsuz düşüncelerle savaşmayı bırakarak kendinizi rahatlamış hissedersiniz.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/cift-ve-aile-terapisi/ linkinden ulaşabilirsiniz.