Mizantrop Nedir? Kimlere Denir? Belirtileri Nelerdir?

Mizantrop Nedir? Kimlere Denir? Belirtileri Nelerdir?

Psikolojik rahatsızlıklar belirli sebep ve belirtiler çerçevesinde tanımlanır. Tanıya uygun tutum sergileyen ve rahatsızlığı yaşayan kişiler hastalıkla bağlantılı isimlerle ifade edilir. Fransızca bir kökene sahip mizantropi kavramı insanlara karşı duyulan nefret ve güvensizliği ifade etmek için kullanılan bir terimdir.

Mizantrop, kelime anlamı olarak insanlardan nefret eden kimse demektir. Ayrıca, mizantropi rahatsızlığını yaşayan kişiye verilen isimdir. Bu rahatsızlık tek başına bir hastalık değildir. Bazı kişilik bozuklukları ile birlikte incelenerek tedavi edilebilir. Çoğunlukla narsist kişilik bozukluğu ile birlikte görülür. Kişinin duygularını yönetmesi zorlaşır. Online psikolog desteği alarak psikolojik sağlığınız hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve terapi ile duygularınızı dengeli bir şekilde yaşamayı öğrenebilirsiniz.

Mizantroplar Neyi Sevmezler?

Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler çevresindeki insanlara karşı olumsuz duygular beslerler ve davranışlarında çekimserlik hakimdir. Sürekli yalnız kalma isteği duyarlar. Kalabalık ortamları sevmezler, gerektiği hallerde bile kalabalıkta bulunmak istemezler. İnsanlarla yakın iletişim kurmaktan hoşlanmazlar. Hatta bu durumu yaşayan bazı kişiler insanlarla iletişime geçmemek için her yolu denerler.

Mesafeli bir tutum sergiledikleri için asosyal bireylere dönüşürler. Kendi sosyal dünyalarını da bu mesafe çerçevesinde düzenlerler. Profesyonel yaşamda insanlarla iletişimin minimum ölçüde gerekli olduğu alanlara yönelirler. Bu tavırlar pek çok psikolojik rahatsızlıkta gözlenebilir. Yaşanan durumun net bir şekilde ifade edilmesi için psikolog desteği gereklidir.

Mizantropi Belirtileri Nelerdir?

Psikolojik rahatsızlıkların bazı belirtileri sağlıklı bir psikolojiye sahip insanlarda da görülebilir. Ancak yaşanan durumun bir bozukluk olduğu kanısına varmak için kişi bazı kriterleri karşılamalıdır. Bu rahatsızlığa sahip olan kişiler özgüvenli ve güçlü gözükme çabasına sahiptirler. İçeride hissettikleri ise değersizlik ve aşağılık hissetme eğilimidir. Her zaman sevgide alıcı konumda olmak isterler. Güç kazanma konusunda doyumsuz bir yapıya sahiptirler. Kendilerini diğer insanlardan çok daha önemli ve özel görürler. Gündemlerinde hep güzellik, zeka, para, güç, mükemmel sevgi gibi kavramlar vardır. Bu kavramlarda her zaman en kusursuz noktayı hedeflerler.

Her koşulda ve her zaman beğenilmek isterler. Buldukları her fırsatta kendi eşsizliklerini ifade ederler. Çevresindeki insanların her zaman kendilerini kıskandığını düşünürler. Ek olarak, başka insanları fazlasıyla kıskanırlar. İnsanları kendi çıkarları uğruna kullanmaktan çekinmezler. Empati kurmakta başarısızdırlar. Başka insanların duygularını anlamlandıramaz ve düşüncelerine saygı duymayı beceremezler. Herkes tarafından ve her ortamda kayırılmak isterler. En iyisini hak ettiklerine dair bir inanç beslerler. Kendini beğenmiş bir yapıya sahiptirler. Küstah tutumlarda bulunurlar.

Dört maddeden fazla eşleşen durum varsa kişi narsistik kişilik bozukluğu üzerinden mizantropi belirtileri gösteriyor olabilir. Psikolog desteği alarak kişini yaşadığı durumlar incelenebilir ve kişiye özel online terapi ile birlikte rahatsızlığın etkileri hafifletilebilir.

Mizantropi Nedenleri Nelerdir?

Psikolojik rahatsızlıkları meydana getiren pek çok farklı unsur bulunur. Bazı psikolojik rahatsızlıklarda genetik faktörü öne çıkarken bazılarında ise çevre ve sosyal yaşantı faktörü öne çıkar. Mizantropiye sebep olan faktörlerde çevresel etki daha fazla görülür.

Travmalar bu rahatsızlığı oluşturan etmenlerin başında gelir. Bilhassa duygusal gelişimin büyük önem taşıdığı çocukluk sürecinde yaşanan travmalar, kişinin ilerleyen yaşlarda ruhsal rahatsızlıklar geçirmesine zemin hazırlar. Kişi, yaşadığı travmalarının etkileri doğrultusunda insanlardan uzak durur. Güven duygusu gelişmeyen bu kişiler, yetişkinlik süreçlerinde de insan ilişkilerinde güven bağı kuramazlar. Sürekli güvensiz hissetme ve tetikte olma hali onları insanlardan nefret etmeye yöneltir.

Özellikle ebeveyn tarafından gösterilen değer, çocuğun kendini tanıma ve sevme yetisinin gelişmesi için gereklidir. Çocuklukta değersizleştirilen kişiler, kendilerini beğenmezler ve daima suçlama eğilimi gösterirler. Bu durumun yanı sıra hayata karşı da güvensizlik hissi duyarlar. Negatif düşüncelere yatkındırlar. Sevgisizlik, yetersizlik, özgüven eksikliği onları insanlara karşı sevgi ve güven duymaktan alıkoyar.

Çocuklukta küçük düşürülmek, kişinin duygusal ve sosyal gelişimini sekteye uğratır. Çocuk sosyalleşirken duygularını rehber alır. Gelişim süreci boyunca küçük düşürülen çocuklar negatif duygularla dolar ve kişinin hem çocukluk hem de yetişkinlik sürecinde asosyal bir tavır sergilemesine sebep olur. 0-6 yaş aralığında çocuklar duygularını yaşamaya ve düzenlemeye dair yetiler kazanır. Bu gelişimin yaşanmasında ve yaşanış biçiminde ebeveyn kritik bir rol üstlenir.

Duygusal açıdan denge oluşabilmesi için çocuğun uyaran karşısında verdiği tepkiler kontrol edilmelidir. Bebeklik döneminde bu süreç bebeğin her türlü ihtiyacını yeterli oranda gidererek sağlanır. Çocuk dil becerileri kazandıktan sonra ise kendini ifade etmesi konusunda cesaretlendirilerek yapılır. Yargılamadan dinlemek ve çocuğa konuşabilmesi için güvenli bir ortam yaratmak önemlidir. Kendini ifade etmekte güçlük yaşayan kişiler insanlardan uzak durma eğilimi gösterirler.

Mizantrop olan kişilerin insanlardan uzak durmayı tercih etmesinin bir diğer sebebi de yaşanan olumsuz olaylardır. Psikososyal olarak bir bütün olan insan doğası, yaşadığı çevreden, mensubu olduğu toplumdan ve yaşanan çağın etkilerinden bağımsız olarak ele alınamaz. Kitlesel etki yaratan deprem, sel, salgın hastalık gibi faktörler kişi bazlı farklı etkiler gösterebilir. Birçok psikolojik rahatsızlıkta mizantropi sebepleri ve belirtileri görülebilir. Psikolojik destek alarak yaşadığınız rahatsızlığı tanıyabilir ve sosyal yaşantınıza olan etkilerini minimuma indirebilirsiniz.

Mizantropiye İyi Gelen ve Gelmeyen Şeyler Nelerdir?

Çocukluk döneminde yaşanan sevgi eksikliği ve aile bireyleriyle yaşanan uzaklık hissi bu rahatsızlığı tetikler. Değersizleştirme, hor görme, küçümseme bu rahatsızlığa zemin hazırlar. Travmalar rahatsızlığa yol açabilir ya da var olan rahatsızlığı daha kötü bir boyuta taşıyabilir. Yaşanan duygu karmaşası ve güvensizlik hali kişinin kendini insanlardan soyutlamasına sebep olur. Bunun için çocuk psikoloğundan destek alınabilir.

Çocukluk dönemindeki olumsuz hisler ve maruz kalınan kötü davranışlar kişide insanın kötü ve güvenilmez bir canlı olduğu düşüncesini yaratabilir. Duygu kazanımının yetersiz olması da rahatsızlığı tetikleyen faktörlerdendir. Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler çevrelerinden tepki görebilirler. Gerçek anlamda yalnızlaşarak depresyona sürüklenebilirler. Çevrelerindeki insanların sıklıkla öğüt ve telkinde bulunmalarını istemezler. Israr ya da zorla kalabalığa sokulmak istemezler. Bu durum onlarda ekstra saldırganlığa ya da ürkekliğe yol açabilir.

Aile üyeleri ve sosyal çevrelerinin kişinin daha sosyal olacağı düşünülerek yapılan grup etkinliklerinden haz etmezler. Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler insanları kötü canlılar olarak tanımlarlar ve içten gelen bir uzak durma yatkınlığı bulundururlar. Her ne kadar övülmek ve yukarıda tutulmak isteseler de diğer insanlarla her zaman mesafeli kalmak isterler. İnsanları sevmeme, güvenmeme ve nefret etme hali kişinin problem çözme yetisini kısıtlayabilir.

Kişiyi yardım almaktan alıkoyabilir. İkili ilişkiler yaşamakta zorlanabilirler. İnsan sosyal bir varlık olduğundan etkileşim halinde olması gereklidir. Bu sebeple rahatsızlığın emareleri önemsenerek tedbir alınması gerekir. Kişinin kendiyle olan ilişkisinin daha sağlıklı hale gelmesi ve sosyal çevresi ile iletişim halinde olabilmesi için psikolojik destek alınmalıdır.

Psikolojik destek herkes için gereklidir. Terapi süreci kişinin kendini tanımasına ve farkındalık kazanmasına yardımcı olur. Kişi kendini sevilmeye değer bulduktan sonra başkasını sevmesi de kolaylaşır. Değersiz ve yetersiz hissederek bir iletişimi yürütmek olanaksızdır. Bu rahatsızlığın belirtilerini fark ettiğinizde psikolog desteği alarak psikolojik sağlığınıza ve sosyal yaşantınıza katkıda bulunabilirsiniz. Online psikolog desteği sayesinde kalabalığa girmeden dilediğiniz mekanda terapi alabilirsiniz.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/coklu-zeka-kurami/ linkinden ulaşabilirsiniz.