ölüm korkusu nasıl yenilir

Ölüm Korkusu Nasıl Yenilir?

Her insan doğar, büyür, gelişir ve zamanı geldiğinde ölür. Öleceğinin bilincinde olan tek canlı ise insandır. Bu yüzden hayatının herhangi bir döneminden insanlar ölüm üzerine düşünürler bu düşünceler bazen sınırını aşar, yaşamı çekilmez bir hale getirebilir. Oysa her insan bu gerçek ile yüzleşmeli yaşadığı süre boyunca hayattan zevk almak için çabalamalıdır. Ancak ölüm korkusu hayatınızı ele geçirdiyse ve hayatınız çekilmez bir hale geldiyse işte o zaman bir psikologdan yardım almak ruh sağlığınız ve yaşam kaliteniz için çok önemlidir. Bugünkü yazımızda ölüm korkusunun ne olduğundan ve bu korkunun üstesinden nasıl gelebileceğimizden bahsedeceğiz.

Neden Ölümden Korkarız?

Ölümü düşünmek, bir gün yaşamımızın sonlanmış olacağı gerçeği ile yüzleşmek iyi hissettiren duygu durumları değildir. Bu hissi yaşamamak için öleceğimiz gerçeğinden uzaklaşmaya, kaçmaya çalışırız çünkü her bireyin hayata dair planları, gerçekleştirmek istediği hayalleri vardır. Bunları gerçekleştirememekten korkar bu durum için endişeleniriz. Bu sürecin bilincinde olup doğru zamanda doğru hamleler yapmak gerekmektedir. Ölüm gerçeği ile yüzleşmeli hayatımızı bu gerçeğin bilincinde olarak yaşamalıyız ancak bu durumun hayatımızı ele geçirmesine izin vermemeliyiz.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) ve Ölüm Korkusu

Ölüm korkusunu panik atak geçirirken hissedebilirsiniz. Kalbiniz çok hızlı çarpar, nefes alamıyormuş gibi hissedersiniz. O an ölmek üzere olduğunuzu düşünebilirsiniz ancak sadece panik atak geçiriyorsunuz bu yüzden olabildiğince sakin kalmaya çalışın, nefesinize odaklanın.

Savaş ya da kaç tepkisi, ölmenize neden olacak tehlikelere karşı vücudunuzun savunma mekanizmasını devreye sokar ancak anksiyete bu tepkinin yanlış zamanda ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Gerçek bir tehlike olmamasına rağmen vücut adrenalin hormonu salgılar böylece beyin hemen harekete geçer ve tehlikeden korunmak için savaş ya da kaç tepkisi devreye girer. Bunun sonucu panik atak ortaya çıkar ancak siz kalp krizi geçiriyormuş gibi hissedersiniz. Anksiyete (kaygı bozukluğu) yaşayan insanlarda gözlemlenen ölüm korkusunun asıl sebebi ortaya çıkan belirtilerin gerçek bir kalp krizi gibi olmasından kaynaklanmaktadır.

Ölüm Korkusunun İnsanlar Üzerindeki Etkisi

Ölüm korkusunu her insan yaşar ancak anksiyete (endişe, kaygı bozukluğu) yaşayan bireylerde çok daha baskın bir halde hissedilir. Genel hatları ile ölüm korkusunu 3 gruba ayırabiliriz:

  1. Ölmekten, yani yaşamın sona ermiş olması durumundan korkmak. Örneğin, nasıl can vereceğinden, mezara gömüldüğünde ne yapacağından korkmak.
  2. Kişi öldükten sonra geride kalan sevenlerinin o olmadan ne yapacakları konusunda korkar ya da kişiyi öldükten sonraki süreçte nelerin beklediğini bilmediği için korkar.
  3. Ölümün gerçekleşmesi ile kişi artık dünyada var olamayacağından korkar.

Her yaş grubundan insan ölmekten korkar; yaşlı insanlar diğer insanlara göre ölüme daha yakın olduklarını düşündükleri için ölümden korkarlar, görece daha genç olan insanlar sevdikleri öldüğünde kendilerini kaybettiklerinin yerine koyarak ölümden korkarlar. Yaşadığımız covid salgını dolayısı ile de insanlar hem ölmekten hem de yakınlarının ölmesinden korkmaktadır bu tür durumlar ölüm korkusunun daha da artmasına sebep olur.

Ölüm korkusu ile beraber insanlar hayatlarının bir gün sona ereceğinin farkına varıp hayatın tadını çıkarabilmek için daha pozitif olabilir, hayata daha sıkı sarılabilir. Ancak bu durumun tam tersi de yaşanabilir; insanlar hayatta kalabilmek için daha kontrollü daha katı kurallar ile yaşamını sürdürmeye çalışabilir. Bu durum bir süre sonra insanları yaşamaya karşı isteksiz ve mutsuz bir hale getirebilir. Bazı insanlar korkunun üstesinden gelebilmek için ölümsüz olmak isterler bunu da geriye bıraktıkları çalışmalar ve sanat eserlerini gelecek nesillere aktararak gerçekleştirmeye çalışırlar.

Çocuklarda Ölüm Korkusu

Çocuklar ölüm ile karşı karşıya gelmediği sürece ölümü ne olduğu hakkındaki bilgileri yetişkinlerin onlara anlattıkları ile sınırlı kalacaktır. Çocuklarda ölüm korkusu büyüdükçe ortaya çıkmaktadır. 3-6 yaş arasındaki çocuklar bir evcil hayvanını ya da sevdiği birini kaybettiğinde ölümün farkına varmaya başlar.

Ölüm çocuklara çok hassas bir şekilde anlatılmalıdır. Ölümden korkulmaması gerektiği ölmüş olan bir kişinin farklı bir yerde yaşamına devam ettiği, zamanı geldiğinde o kişiyle tekrar bir araya gelebileceğinden bahsedilebilir. Bu sayede çocuklar ölüm korkusu yaşamayacak, bu süreci atlatmaları çok daha kolay olacaktır. Tam tersi bir durum yaşandığında ise yani ölümün kötü yanlarından bahsedildiğinde; anlatılanlar ölmek ve öldürmek ile ilgili olduğunda çocuklarda ciddi bir şekilde ölüm korkusu ortaya çıkacaktır. Çocuğunuz ölüm fikri ile yüzleşmede sorun yaşıyor ise bir psikolog desteği alabilirsiniz.

Ölüm Korkusunun Üstesinden Gelme

Ölüm korkusu ile yüzleşebilmek düşünüldüğü kadar kolay bir durum değildir. İnsanların birçoğu ölüm korkusu ile yüzleşmek yerine bu korkudan kaçmayı tercih etmektedir. Ancak bu durum kaygı bozukluğu (anksiyete) yaratabilir ve hatta daha büyük sorunlara yol açabilir. Bu korkunun önüne geçebilmek için birçok yöntem uygulanabilir. Uygulayabileceğiniz yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Yaşadığın hayatın bir anlamı ya da amacı olduğunun farkına varmak insanları rahatlatır. İnsanlar bu anlam ya da amaç için yaşamaya çalıştıklarında ölüm korkusunu uzun uzun düşünmeye fırsatları olmayacaktır.
  2. Zaman kısıtlı iken insanlar hayal ettikleri şeyi gerçekleştirmek için daha fazla motive olurlar çünkü zaman ile yarıştıklarının farkındadırlar bu yüzden her anın kıymetini daha iyi bilirler. Belki de insanlar ölümlü olmasaydı zamanın kıymetini anlayamaz her şeyi erteler hiçbir şey yapmadan anlamsız bir yaşam sürerlerdi.
  3. Ölüm korkusu ile insanlar hedeflerinin peşinden daha motive bir şekilde giderler böylece kendi kararlarını, hedeflerini, değerlerini kolayca ortaya koyar kendini gerçekleştirebilmeye çalışırlar.
  4. İnsanlar ölüm korkusunu yenmek için ölümsüz olmaya çalışırken daha üretken olurlar. Böylece hem kendisine hem de çevresine daha faydalı olurlar.
  5. Hissedilen duygular; inançlar ve değerler ışığında ortaya çıkmaktadır. Ölüme karşı bakış açımızı değiştirirsek ölüm korkusunun üstesinden gelmemiz daha kolay bir hal alabilir. Kontrol edemediğimiz durumları bir kenara bırakıp kontrol edebildiğimiz durumlara odaklandığımızda endişelerimiz biraz daha azalacaktır. Elimizden gelenin en iyisini yapıp geri kalan durumları kabul etmek daha huzurlu hissetmemizi sağlayacaktır.
  6. Korkularımızdan kaçmak yerine onlar ile yüzleşmemiz gerekir bu durum ölüm korkusu için de geçerlidir.
  7. Her insan çok değerli olduğunu bilerek hareket etmeli, başkaları için de çok değerli olduğunu bilerek yaşamalıdır. Sevdiğimiz insanlar ile vakit geçirdiğimizde kurduğumuz sıkı ilişkiler sayesinde ölüm korkumuz azalacaktır.

Yukarıda genel hatları ile bazı önerilerde bulunduk ancak ölüm korkusu insanlar arasında farklılık göstermektedir. Bu korkunun üstesinden gelebilmek için her birey kendine ait değerlendirmeler yapmalıdır. Aslında ölüm korkusu yaşamak oldukça doğal bir durumdur ancak bu korkunun dozu çok önemlidir. Duyduğunuz korku yaşamınızı ciddi derecede etkiliyorsa yapmak istenilen şeyleri hayata geçirmenizde size engel oluyorsa, sizi kısıtlıyorsa bu durum oldukça yıpratıcı bir hal alır yaşam kalitenizi düşürür.

Bu sorun ile başa çıkmak ve korkularınızın üstesinden gelebilmek için uzman psikologlardan yardım almanız kendinizi daha sağlıklı ve iyi hissetmenizi sağlar. Bu gibi durumlarda Mutlu Yaşam’ın kapıları sizlere her zaman açıktır. Hem çocukların hem de kendi yaşadığınız ölüm korkularınız için profesyonel bir ekipten online psikolog hizmeti ya da yüz yüze görüşmeler ile destek alabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/cocuklarda-obsesif-kompulsif-bozukluk/  linkinden ulaşabilirsiniz.