otizm spektrum bozukluğu

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), kişinin diğer insanlarla iletişim kurma ve etkileşme biçimini etkileyen çok geniş tanımlı bir nöro-gelişimsel bozukluktur. Çok geniş tanımlı olmasının ve spektrum bozukluğu olarak tabir edilmesinin nedeni otizm spektrum bozukluğu olan her kişinin bu bozukluktan farklı şekilde etkilenmesidir. Bu bozukluğa sahip bireylerin hiçbiri birbiri ile aynı semptomları göstermez. Otizm spektrum bozukluğu olan farklı kişiler geniş bir spektrum üzerinde farklı noktalarda yer alabilirler. Farklı semptomları, farklı güçlükleri, farklı yetenekleri farklı seviyelerde sergileyebilirler. Özetle otizm spektrum bozukluğu olan her birey farklı deneyimlere sahiptir. Bununla beraber otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar arasında ortak olan bazı işaretler vardır.

Otizm Spektrum Bozukluğu İşaretleri

İletişimsel ve Sosyal İşaretler

Ortak olan işaretlerden ilki iletişim ve sosyal işaretlerdir. Örneğin, otizmli bir birey karşısındaki insanın yüzünün asık olmasından o insanın üzgün olabileceğini anlayamayabilir. İnsanların sohbet ederken kullandığı sözsüz iletişim işaretlerini fark etmekte zorluk yaşayabilirler. Dolayısıyla otizm spektrum bozukluğu olan bir kişi, karşısındaki insanın üzgün, canı sıkkın olduğunu anlamaksızın konuşmaya devam edebilir.

Özet olarak otizm spektrum bozukluğu olan bireyler başkalarının duygu ve düşüncelerini anlamakta ve yorumlamakta zorlanırlar. Bu kişiler iletişimi, OSB’ye sahip olmayan kişiler ile aynı şekilde anlamlandıramazlar. Bu da o kişinin başkalarıyla iletişim kurmasını güçleştirebilir.

Bu duruma örnek olarak, OSB olan çocuklar kendilerini nasıl ifade edeceklerini kestiremeyebilirler. İstek veya ihtiyaçlarını karşı tarafa pek iyi iletemeyebilirler. Dolayısıyla da istedikleri şeyi tutup, istedikleri şeye doğru yaklaşıp sadece bağırabilirler. Çünkü ihtiyaç duydukları veya istedikleri şeyi almanın başka yolu yoktur.

OSB olan yaşça daha büyük çocuklarınsa başka insanlarla iletişim kurması biraz daha zor olabilir. Bu çocuklar başkalarının duygularını görüp anlayamadıkları gibi kendilerini küçük çocukların yaptığı gibi de ifade edemezler. OSB olan kişilerin bazıları bir insan grubu içinde tutunma mücadelesi verirken bazıları ise kendilerini toplumdan tamamen soyutlayarak sadece kendi başlarına olmayı tercih edebilirler.

Davranışsal İşaretler

Ortak olarak görülen işaretlerin ikincisi ise davranışsal işaretlerdir. OSB olan çocuklarda rastlanılan davranışsal işaretlerden biri, kısıtlayıcı davranışlardır. Bunun anlamı şudur; bu çocukların ilgi alanları OSB olmayanlara kıyasla çok daha kısıtlı veya sınırlı olabilir. Bir şeye ilgi duyduklarındaysa o şeye karşı çocukların genelinden beklenilen ilgi düzeyinden çok daha fazlasını gösterebilirler.

Örneğin, OSB olan bir çocuk genelde çocukların çok sevdiği bilinen oyuncaklara ya da top oynama, futbol oynama gibi aktivitelere ilgi duymuyor, hoşlanmıyor olabilir. Fakat aynı çocuk, özellikle arabalara karşı çok büyük bir ilgi duyuyor olabilir, arabalara dair her şeyi seviyordur ve ilgi düzeyi en üst seviyededir. Bu durumda, çocuğun ilgi alanının arabalarla sınırlı olduğu söylenebilir ve bu çocuğun diğer hobilere, aktivitelere ilgi duymamasını bekleyebiliriz.

Bir diğer davranışsal işaret ise, tekrarlayıcı davranışlardır. Tekrarlayıcı davranışlardan kastedilen şey, çocuğun bol miktarda rutine ihtiyaç duyuyor olmasıdır. OSB olan bir çocuk her gün tam olarak aynı saatlerde yemek yemeye veya yatak öncesi aynı ritüelleri tekrarlamaya ihtiyaç duyuyor olabilir. Oyuncaklarını dizmek, belli sözcükleri tekrar tekrar söylemek gibi belli davranışları yineleme ihtiyacı duyabilir. Bu tür tekrarlayıcı davranışlar, OSB olan çocuklarda gördüğümüz işaretlerden bir diğeridir.

Son kategori ise çevresel uyaranlara verilen tepkilerdir. Bu duruma örnek olarak zayıf uyaran diyebildiğimiz çok parlak olmayan, loş bir ışığa OSB olan bir birey çok yüksek tepki verebilirken, güçlü bir uyaran olan ittirilmeye karşı ise hiç tepki vermeyebilirler. OSB olan bireyler normal bireylerden beklenen şekilde düşük uyaranlara yüksek, zayıf uyaranlara ise yüksek tepki verebilirler.

Otizm Spektrum Bozukluğu Belirtileri Ne Zamandan İtibaren Görülmeye Başlar?

OSB belirtileri bazı çocuklarda 12. aydan itibaren daha açık belirtiler gösterirken bazı çocuklarda 24. aydan itibaren daha keskin, daha bariz belirtiler gösterebilir. Bazı çocuklarda genel gelişim 24. aya kadar çok normalken yani çocuk göz kontağı kurabilirken, konuşmaya başlamışken 24 aylıktan itibaren hiçbir sebep olmaksızın gelişim durabilir, çocuğun kurduğu göz kontağı ortadan kalkabilir, konuşma kesilebilir ve genel olarak gelişimde regresif (gerileyici) durumlar görülebilir. Böyle bir durumun yaşanması söz konusu olduğunda OSB ile ilgili ilk belirtiler görülmüş olur. Çocuğun göz kontağı kuramaması önemli belirtilerden biridir. Çocuğa ismi ile seslenildiğinde hiç tepki vermemesi, bakmaması durumları ise diğer önemli belirtilerdendir.

Otizm Spektrum Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?

Otizm spektrum bozukluğuna nelerin yol açtığı hala tam olarak bilinmemektedir. Ancak yıllar içinde gözlemlenen birtakım ipuçları olduğu bilinmektedir. Bu ipuçları esas nedenlerin neler olabileceğini anlama konusunda bizlere yardımcı olmaktadır. Bir çocuğun aile bireylerinden, akrabalarından birinde OSB varsa çocuğun OSB’ye sahip olma ihtimali artar. Ayrıca OSB’nin erkek çocuklarda kızlardan daha yaygın görüldüğü bilinmektedir. Bu iki bilgi OSB’ye gelişmesinde genetik nedenlerin etkili olduğu izlenimini vermektedir. Bilinen diğer bir durum da anne babanın yaşı, çocuk sahibi olduklarında ne kadar ileriyse çocuğun OSB’ye sahip olma ihtimalinin de o kadar arttığı gözlenmiştir ve bu durumda aynı şekilde genetik bir nedene işaret etmektedir. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda ise uzun süre ekrana maruz kalan çocuklarda OSB riskinin arttığı gözlemlenmiştir.

Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bir Çocuğun Yaşadıkları:

(Danışan gizlilik ilkelerinden dolayı çocuğun ismi değiştirilerek anlatılmıştır.)

3 yaşında otizm spektrum bozukluğuna sahip bir erkek çocuğu olan Ömer’in semptomlarını annesi yaklaşık olarak 1.5-2 yaşları civarında fark etmiştir. Ömer adıyla seslenilince tepki vermiyordu, annesi parmağıyla bir yeri işaret edip gösterdiğinde bakmıyordu, annesi onunla göz teması kurmaya çalıştığında Ömer göz kontağı kuramıyordu, çevredeki çoğu şeye karşı ya çok tepkisizdi ya da beklenmedik bir şekilde aşırı tepkiler veriyordu. Özellikle kalabalık bir ortama girince Ömer çok şiddetli bir şekilde yüksek sesle ağlıyordu, Ömer’i kolay kolay sakinleştirmek pek mümkün olmuyordu.

Ömer çok huzursuz ve öfkeli bir bebekti. Ömer 2 yaşını geçmesine rağmen hala konuşamıyordu. Ömer şu an 3 yaşındadır ve kendi dünyasının içinde yalnız yaşayan, başka çocuklar ile oyun oynamaktan hoşlanmayan, yalnızca birkaç kelime konuşabilen, sadece evdeki mandallara ilgi duyan, mandalları birbiri ardına dizmekten hoşlanan bir çocuktur. Kendisine yöneltilen sorulara tepkisiz kalan hatta nasılsın diye sorulunca aynı şekilde nasılsın diye cevap veren, sorulan soruyu kendisine söylenen sözleri tekrar eden, iletişim kurmakta ve sosyalleşmekte yoğun güçlükler çeken otizm spektrum bozukluğu olan bir bireydir. Ailesi Ömer’in yaşadığı sıkıntıların otizm spektrum bozukluğundan kaynaklandığını yakın bir zamanda öğrenmiştir. Ömer’in ailesi gittikleri çocuk psikiyatri uzmanının yönlendirmelerini dinleyerek Ömer için özel eğitim aldırmaya başlamıştır.

Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylerin Destek Alması Neden Önemlidir?

Otizm spektrum bozukluğu hem bu bozukluğa sahip bireyler hem de aileleri için hayatı oldukça zorlaştıran güçlükler yaşatmaktadır. OSB olan bireyler kurabildikleri sınırlı iletişim, çevreyle zayıf etkileşim içerisinde olma, sosyal becerilerde yetersizlikler, rutinlere bağlılık, tekrarlayıcı davranışlar, çeşitli uyaranlara hassasiyet duyma gibi sıkıntılardan dolayı hayatları boyunca desteklenmeye ihtiyaç duyarlar. Bu noktada öncelikli destek her zaman aile desteğidir.

Özellikle küçük yaşta olan otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyler için aileleri tarafından sosyal, iletişimsel alanlarda çocuğun çeşitli beceriler geliştirmesi için desteklenmesi son derece önemlidir. Birey tanı aldıktan sonra vakit kaybetmeden özel eğitim desteğine başvurulmalıdır. OSB olan bireyler için özel eğitim desteği hayati önem taşır. Birey alacağı özel eğitim desteği sayesinde dil becerilerinde, sosyal becerilerde, iletişim becerilerinde büyük gelişim gösterir. Çocuk elde ettiği beceriler ile toplumsal hayata daha kolay adapte olur. Aynı zamanda çocuklarının çeşitli beceriler kazandığını gören aileler de aldıkları sorumlulukların zorluğu konusunda fazlaca zorlandıkları için onlar da bu durum sayesinde rahatlama yaşarlar.

Çocukları OSB tanısı alan aileler bu tanıyı kabullenmekte ve süreci yönetmekte zorlanabilirler. Dolayısıyla problemi kabullenmek ardından çocuk ve aile için uygun yol haritasının çizilmesi için ailenin de psikolojik olarak desteklenmesi oldukça önemli olmaktadır.

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi ekibinde yer alan psikologlar, otizm spektrum bozukluğu olan bireyler ve aileleri için gerekli olan psikolojik desteği ister online terapi ister yüz yüze terapi seansları düzenleyerek vermektedirler.

Otizm spektrum bozukluğu nedir sorusunun cevabı hakkında bilgiler verdik. Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/duygusal-bosluk-nedir/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Mutlu ve sağlıklı bir yaşam geçirmeniz dileklerimizle.