Sınav Kaygısı ve Sınava Hazırlık Süreci

Sınav Kaygısı ve Sınava Hazırlık Süreci

Tüm dünya genelinde öğrencilerin eğitim-öğretim hayatlarının en stresli dönemlerinin sınav dönemleri olduğu bilinmektedir. Aslında “Eğitim-öğretim süreci içerisinde çocuğun ne kadar öğrendiğine yönelik bilgi ölçme ve geri bildirim yapma gibi iyi niyet içeren bu sınav süreci nasıl oluyor da hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin kabusu haline geliyor?” Sınav kaygısı sınava hazırlık sürecinde birçok sınava girecek adayın yaşadığı problemlerin başında gelmektedir.

İşte bu yazımızda bu sorunun cevabına değineceğiz.

Sınav Kaygısının Temeli Hangi Yıllara Dayanır?

Çocuk ilkokul 1. sınıfa başladıktan sonra, sınıf arkadaşlarıyla beraber hareket edip aynı anda kendi başarı performansını da sınıfta diğerlerine ve öğretmenine daha iyi düzeyde gösterebilme zorlantı içerisine girer. Bunun bir zorlantı olmasının nedeni ise çocuğa gösterilen ilkokul disiplinine ve eğitim müfredatının akışına uyması zorunluluğuna dayanır. Bu süre içerisinde ebeveynler kendi çocuğunun öğrenme potansiyelini ve dersleri en kolay nasıl öğrendiğine dair öğrenme yöntemini çok iyi gözlemlemedilerse artık çocuk için de ebeveyn için de büyük bir kafa karışıklığı başlamış olur.

Kafa karışıklığının en büyük nedeni çocuğun eğitim müfredatında ne gösteriliyorsa aynı yöntemle öğrenmesi gerektiğine olan inançtır. Yani yazarak öğretildiyse çocuk yazarak öğrenmek zorunda, okutularak öğretildiyse çocuk okuyarak öğrenmek zorunda gibi anlaşılan tek düze öğrenme sisteminden bahsetmekteyiz. Bu süreçte ebeveynler çocuklarının görsel, işitsel ya da yaparak-deneyerek öğrenme metotlarından hangisine daha yatkınsa çocuklarına dersini öğrenme ve dersini tekrar etme sürelerini çocuğun yatkın olduğu öğrenme yöntemine göre şekillendirmeli ve bu yöntemleri de çocuğa farkına vardırtarak öğretmelidirler. Aksi taktirde tek düze ilerleyen bu öğrenme sisteminin içine ebeveynlerin çocuklarının başarılarıyla ilgili kaygıları da eklenince çocuğun hayatında başarı performans kaygısı başlamış olur.

Sınav Kaygısı Sınav Döneminde Nasıl Ortaya Çıkar?

Kendi öğrenme stilini bilmeyen ve herkesle aynı şekilde rekabet etmek zorunda hisseden öğrencilerde başarı performans kaygısı ilkokul döneminde yazılılar başlayana kadar çocuğun iç dünyasında kendisini gizli gizli devam ettirir. 4. sınıf olan öğrencinin yazılı sınavları başladığında ise artık gizli seyreden kaygı gün yüzüne çıkarak öğrencinin günlük hayatını da oldukça derinden etkilemeye başlar. 8. sınıf ve 12. sınıfta girilen büyük sınavlarda ise sınav kaygısı artık öğrenci tarafından baş edilemez bir boyuta ulaşır. Bu sürecin öğrenci için en baş edilemeyen yanı ise kendisinden göstermesi istenilen başarı beklentisine karşı öğrenci başarısız olursa bu başarısızlığın arkadaşları, öğretmenleri, ailesi ve sosyal çevresine karşı gösterilerek deşifre olma korkusudur. Çocuk için duygu ve düşüncelerini karıştırmaya yetecek kadar zor olan tüm bu süreç çocuğun hayatında sınav kaygısı olarak dışarıya yansır.

Daha ilkokul 1. sınıftan itibaren herkes gibi aynı sürede okuma, yazma, çarpım tablosunu öğrenme gibi diğerleriyle eşit düzeyde ilerleyen konular sınavla beraber öğrencilerin birbirleriyle eşit olmayan başarılarını da ortaya çıkartmaktadır. Aslında çok normal olan bu durumu çocuk normal kabul edemediğinde bu durum çocuğun zihninde felaketleştirilip şahsileştirilerek çocuğun kendisini başarısız görmesine neden olur. Bu içselleştirme öğrencinin eğitim hayatında çok önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü artık kaygı duygusu çocuğun düşünce sistemini olumsuz etkilemeye başlar. Bu durumda çocuğun sorunun üstüne gitme ve sorunu çözme cesaretini kırarak çocuğu, başarısızlığı kabullendirmeye yöneltir.

Çocuk sınava hazırlanmaya başından pes edebilir, hedeflerini giderek küçültebilir, hatta hayallerinden tamamen vazgeçebilir. Bu durumda da en fazla zarar gören öğrencinin özgüveni olur. Özgüven zarar gördüğünde öğrenci için öğretmenlerin ve ebeveynlerin çocuğa yönelik yaptıkları motivasyon konuşmaları artık işe yaramaz hale gelir. Bu süreçte mutlaka çocuğun uzman bir kişiden psikolojik destek alması gerekir.

Geçmiş Yıllara Göre Bu Seneki Sınav Soruları Daha mı Zor?

Geçmiş yıllarda sınav soruları incelendiğinde birçok öğrenci “Eskiden sınav soruları ne kadar kolaymış.” diye yakınır. Bu sınav dönemi öğrencilerinde en çok duyulan cümlelerden biridir. Halbuki durum onların dediği gibi değildir. Geçmiş yıllar hem sosyo-ekonomik düzeyin daha düşük olması, hem okul sayısının daha az olması hem de teknolojinin daha geri olması yüzünden bu yıllarda sınava giren öğrencilerin bilgiye ulaşması daha güç olmuştur. O geçmiş dönem içerisinde eğer öğrenci okula gidemezse Youtube’dan izleyebileceği bir telafi videosu yoktur. Kütüphaneye gidemezse bilgisayarını açıp Google üzerinden aratabileceği bir bilgi kaynağı bulunmamaktadır. Eğer kitabını alamazsa okuyabileceği bir ders materyaline de sahip olamamaktadır. Bu nedenle geçmiş yıllarda sınavlar o dönemin şartlarına göre zor ama günümüz bilgi ve donanımına göre daha kolay-mış gibi düşünülür.

Sınav Yılında Sınava Nasıl Hazırlanmak Gerekir?

Günümüzde ülke çapında yer alan okullarımızın yaygınlaşması, bilgiye ve öğretmene erişimin kolaylaşması, eğitimin teknolojinin sağladığı avantajlarla desteklenmesi üzerine artık birçok öğrenci sınava daha iyi şartlarda hazırlanabilmektedir. Bu durum öğrenciye kolaylıklar sağladığı gibi daha fazla rekabeti hissettirdiği için kaygıyı da başlı başına tetiklemektedir. Bu nedenle artık sınavlara iki taraflı hazırlanmak gerekir.

Sınava hazırlanmada birinci taraf sınava yönelik bilgi ve soru çözme tekniklerini içeren akademik donanımken ikinci taraf ise sınav sürecini ve sınavı en iyi şekilde yönetebilmek üzere öğrencinin psikolojik dayanıklılığını sağlamaktır. Sınav kaygısına karşı psikolojik dayanıklılığı sağlayabilmek için tüm öğrencilerin sınava girecekleri sene düzenli olarak psikolojik destek almalarını önemle öneririz. Bunun nedeni ise sınav kaygılarının sadece sınav senesinde gelişen kaygılar olmamasına, bu kaygıların ilkokul dönemine kadar uzanan kök salmış kaygılar olabilmesine dayanır. Kaygıların kökü bu kadar derinken öğrencinin sınava girmeden birkaç hafta önce psikolojik destek alması genelde sınava yönelik daha yüzeysel kaygıları ortadan kaldırmamızı sağlar ancak derinlerde bir yerde kökleri kalır.

Neden Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezinden Destek Almalıyım?

Sınava hazırlanma sürecinde öğrencinin sınava karşı olan duygu-düşünce ve davranış sistemi uzman tarafından bir check-uptan geçirilmelidir. Elbette çocuğu bir tıbbi cihaza sokmayız ama terapi sürecini aşamalandırarak kaygıyı besleyebilecek her türlü kaynağın altını seans içerisinde açmaya çalışırız. Böylece çocuğun bilinçaltında yer etmiş kaygıyı kökünden temizlemeye çalışarak sınav günü çocuğun edindiği bilgi birikimini en iyi kullanacak performansı göstermesini hedefleriz. Bu hedef ise çocuğun sınav puanına yansıyarak onu hayallerindeki okula ve bölüme kavuşturan köprü görevini görür.

Bizler de Mutlu Yaşam bünyesinde yer alan uzmanlar olarak sınav dönemi öğrencilerimizle bu köprüyü inşa etmek için çalışırız.

Öğrencilerimize kolaylık olması açısından sınava hazırlanırken “Sınav kaygısını yenmek üzere 5 Seans” içeren ve ister yüz yüze ister online şekilde sürdürülebilen psiko-eğitim paketimizden faydalanmanızı öneririz. Bu paketimiz her hafta sınav kaygısını yenmek üzere çocukla işlenecek konuları içermektedir ve yapılandırılmış seanslardır.

Eğer öğrencimizin sınav kaygısını tetikleyen ve başarı performansını olumsuz etkileyen farklı sorunları da varsa (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, disleksi, öğrenme güçlüğü, çocukluktan süregelen depresyon belirtileri, yoğun ailevi problemler gibi.) o zaman normal psikoterapi seanslarına başlanması önerilir ve terapi sürecinin ilerleyişine göre sınav kaygısının ne şekilde çalışılacağına uzman tarafından belirlenmesi gerekir.

Bu konuda öğrencilerin kendilerini iyi hissetmeleri ve hayallerini gerçekleştirmede yol almalarına büyük destek sağlamaktadır.

Hepinize hayallerinizin gerçek olduğu mutlu bir yaşam dileriz.

Bu yazımızdan sonra çocuğunuzun öğrenme stilinin ne olduğunu merak ediyorsanız “Çocuklar Neden Ders Çalışmak İstemez” yazımızı okuyarak bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. 

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/posttravmatik-travma-sonrasi-stres-bozuklugu/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply