Sosyal Dışlanma Nedir?

Sosyal Dışlanma Nedir?

Sosyal bütünleşme kavramının karşıtı olarak sosyal dışlanma, kişinin sosyal, ekonomik ve siyasal süreçlere katılamaması durumunu ifade eder. Bu kavram ilk olarak 1970’li yıllarda Fransa’da kullanılır. 1990’lı yıllarla birlikte kavram Avrupa ülkelerinde hızla yankı bulur. Kavram, sosyal, ekonomik ve siyasal gündem içerisinde değerlendirilmeye başlanır. Kavramın ortaya çıktığı ve politik bir tavır olarak benimsendiği dönemin sosyal ve ekonomik yapısı değerlendirildiğinde, dışlanma probleminin öneminin artmasının ve yoksulluk ile birlikte ele alınmasının sebeplerini anlamak kolaylaşır. Toplumu ve özelinde kişiyi destekleyen sosyal devlet anlayışında yaşanan değişiklik, sosyal koruma gereksiniminin artması ve işsizlik gibi faktörlerin etkisiyle sosyal dışlanmaya olan bakış şekil değiştirir.

Sosyal dışlanma, 1990’lı yıllarla birlikte Avrupa Birliği sosyal politikasının temel konusu haline gelir ve yoksulluk literatürünü de etkiler. Bu iki kavrama karşı birlikte mücadele edilmesi ele alınmaya başlar. Öte yandan ülkeler mücadeleye yönelik farklı sosyal politikalar geliştirmiştir. Örneğin; Fransa bu kavramı kültürel ve sosyal bağların kopması olarak değerlendirir. İngiltere’de ise gelir adaletsizliği merkezli bir perspektif ile ele alınır. Kütlesel anlamda etkisi yıllar içerisinde yayılım göstermiştir. Bireysel perspektife yansıması ise her yaştan kişinin bu duruma maruz kalması ve bu durumla mücadele etmesi anlamına gelir. Mutlu Yaşam sosyal olarak dışlanmanın hayatın akışını sekteye uğratan bir neden olduğu bilinciyle bu duruma maruz kalan kişilere profesyonel destek sağlar.

Sosyal Dışlanma Biçimleri Nelerdir?

Sosyal dışlanmayı dört temel başlık altında incelemek mümkündür:

  • Ekonomik dışlanma (düşük ücret karşılığı çalışma, kayıt dışı veya standart dışı çalışma ya da uzun süreli işsizlik),
  • Mekânsal dışlanma,
  • Kültürel dışlanma,
  • Siyasi dışlanma.

Kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde gelirden yoksun olması, yoksun bırakılması ekonomik dışlanma; yaşanan coğrafi mekân ve sunulan kamu hizmetlerinin özelliklerinden kaynaklı dışlanma mekânsal dışlanma; kültürel ve toplumsal yaşantıya katılım sağlayamam kültürel dışlanma; vatandaşlığın getirdiği haklardan hukuki ve siyasi anlamda faydalanamama ise siyasi dışlanma olarak açıklanabilir. Sosyal açıdan dışlanmanın herhangi bir biçimine maruz kalıyorsanız psikolojik destek alarak yaşadığınız durumu daha iyi anlamlandırabilir ve hayatınızdaki olumsuz etkisini minimuma indirebilirsiniz. Online psikolog desteği ile mekandan bağımsız olarak terapi alabilirsiniz.

Sosyal Dışlanmışlık

Rene Lenoir tarafından 1974 tarihinde yazılan eserde sosyal dışlanmışlık ekonomik büyümenin faydalarından yararlanamayan kişiler olarak tanımlanır. Rene Lenoir’e göre zihinsel ve fiziksel engeli bulunanlar, hastalar ya da bakıma muhtaç yaşlı kişiler, tek ebeveynli aileler, marjinal kişilikler, ilaç bağımlıları, intihara eğilimli kişiler, sorunlu aileler ve istismar edilen çocuklar sosyal dışlanmış kesimi oluşturur.

Sosyal Dışlanmanın Temel Nedenleri Nelerdir?

Ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel, davranışsal, coğrafi ve kişisel temelleri bulunabilen sosyal dışlanmanın pek çok farklı nedeni bulunur. Evrensel nedenleri şunlardır:

  • Yoksulluk,
  • Gelir dağılımındaki eşitsizlik,
  • İşsizlik,
  • Gecekondulaşma,
  • Kayıt dışı ya da standart dışı çalışma,
  • Yetersiz sosyal koruma,
  • Göç,
  • Sosyal destekten yoksunluk,
  • Aile yapısındaki değişiklikler,
  • Neo- liberal politikalar,
  • Ayrımcılık.

Sosyal Dışlanma Riskinin Yüksek Olduğu Kişi ve Gruplar

Sosyal olarak dışlanma çok büyük ölçüde ekonomik temelli gerçekleşir. Bu sebeple sosyal olarak dışlanma riskini en çok ekonomik açıdan alt tabakada bulunan insanlar taşır. Sosyal olarak dışlanma riskinin yüksek olduğu kişileri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • İşsizler,
  • Göçmenler,
  • Herhangi bir engeli bulunan kişiler,
  • Çocuklar,
  • Suçlular,
  • Mülteciler,
  • Azınlık gruplar,
  • Vasıfsız işçiler,
  • Kadınlar,
  • Yoksullar,
  • Diplomasız gençler,
  • Okuma yazma bilmeyen kişiler,
  • Siyahlar,
  • Yaşlılar.

Sosyal olarak dışlanma riskini cinsiyet, ırk, etnik köken, dil, din gibi kavramlar artırabilir. Kişinin doğarken seçim hakkının bulunmadığı bu konularda dışlanmaya maruz kalması yorucu ve yıpratıcıdır. Kişi kendine yabancılaşabilir. Özsaygısı zedelenebilir. Hayat amacını sorgulayabilir ve intihara meyli artabilir. Hayata tutunmak, yaşamın yaşanası yanlarını görebilmek için kişinin yaşadığı olumsuz deneyimlerin etkisinden sıyrılması gerekir. Psikolojik ve zihinsel olarak yoğun bir biçimde yaşanan bu dışlanma sürecinde destek almak oldukça önemlidir. Kişi kendine dair değerleri yitirmeden, başına gelen olay ya da durumların şahsına özel olduğu yanılgısına düşmeden algısını değiştirebilir. Belirli aralıklarla ve istikrarlı bir biçimde alınan psikolojik destek, yaşanan problemin kişide bıraktığı etkinin azalmasına yardımcı olur. Mutlu Yaşam’ın profesyonel ekibi ile online psikolog desteği alabilirsiniz.

Ayrımcılık Nedir?

Neredeyse herkesin hayatında en az bir kere karşılaştığı bir durum olan ayrımcılık, birey veya gruplara yöneltilen eşitsiz tutumların tümüne verilen isimdir. Toplumsal hayatta ırk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, renk, dil, din, yaş gibi faktörler sebebiyle sıklıkla ayrımcılık yapılır. Ayrımcılık temel olarak kalıp bir yargının olumsuz ve güçlü bir duygu ile birleşerek önyargı oluşturmasıyla oluşur. Ayrımcılığa maruz kalan kişiler insanlara karşı güvensizlik geliştirir. Sağlıklı ve güvenli iletişim kuramaz hale gelen bu kişilerin insanlara güvenle adım atabilmesi için psikolojik destek alması tavsiye edilir. Sosyal dışlanma da bir tür ayrımcılıktır.

Ayrımcılık Türleri

Ayrımcılık türleri ortaya çıkış biçimine göre birbirinden ayrılır. Doğrudan ya da açık ayrımcılık, dolaylı ya da örtülü ayrımcılık, dolayısıyla ayrımcılık, taciz, cinsel taciz, pozitif ayrımcılık, sistematik ayrımcılık, çalışma yaşamında ayrımcılık, engelli ayrımcılığı, ters yönlü ayrımcılık ya da çoklu kesişen ayrımcılık olarak sıralanabilir.

  • Doğrudan ya da açık ayrımcılık: Kişiye kendi ile aynı şartlara sahip başka bir kişiye davranıldığından daha kötü davranılması durumudur.
  • Dolaylı ya da örtülü ayrımcılık: Toplumun bir kısmı üzerinde orantısız etkiye sahip olunması ile meydana gelir. Örneğin; kadınlardan B sınıf ehliyet istenmesi, kadınlardan uzun süreli seyahat etmelerini kabul etmeleri talep edilmesi gibi.
  • Dolayısıyla ayrımcılık: Kişinin kendi ile ilgili değil fakat kendisi ile bağlantılı bir başka kişinin özellikleri sebebiyle ayrımcılığa maruz kalması durumudur. Örneğin; beyaz bir kişinin siyahi biriyle evlenmesi ya da Müslüman birinin Hıristiyan biriyle evlenmesi bu ayrımcılığa örnek sayılabilir.
  • Olumlu ya da pozitif ayrımcılık: Kişiye dezavantaj oluşturan durumu göz ardı ederek kişinin lehine gerçekleştirilen tutum.
  • Sistematik ayrımcılık: Güney Afrika’da hükümetin ırk ayrımcılığı yapması bu ayrımcılığa örnektir.
  • Çoklu kesişen ayrımcılık: Kişinin aynı anda birden fazla ayrımcılık türüne maruz kalmasıdır.
  • Ters yönlü ayrımcılık: Kişinin toplumda yer aldığı grubun karşı kaldığı türdür.
  • Çalışma yaşamında ayrımcılık: Çalışma titizliği, üretkenlik ve verimliliği eşit olan kişilere yalnızca belirli bir gruba ait oldukları için eşit davranılmaması durumudur. Bu duruma sıklıkla ırk, renk, etnik köken ve soy sebep olur.
  • Engelli ayrımcılık: Dolaylı olarak sosyal eşitsizlikten meydana gelir. Doğrudan olaraksa herhangi bir engeli bulunmayan kişilere oranla daha az ilgi görmesinden kaynaklanan bir ayrım söz konusudur.

Sosyal dışlanma bünyesinde tüm ayrımcılık türlerine maruz kalabilirsiniz. Kişinin bireysel yaşantısındaki sorunların yanı sıra yaşadığı toplumda gördüğü muamele de sorun teşkil edebilir, gündelik yaşamı sekteye uğratacak etkiler oluşabilir. Sosyal dışlanma, kişinin bir yere ait hissetmesini engeller. Kendine dair olumlu düşüncelerin azalmasına ve içe kapanmaya sebep olabilir. Bu durum bazı kişi ve gruplarda öfke ile dışa vurulsa da temelinde desteğe ihtiyaç duyan insanlar oluşturur. Psikolog desteği alarak sosyal olarak dışlanmayla mücadele etme biçiminizi değiştirebilirsiniz.

Önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/saglik-anksiyetesi-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/ linkinden ulaşabilirsiniz.