Çocuk Gelişiminde Masalların ve Masal Terapisinin Yeri

Çocuk Gelişiminde Masalların ve Masal Terapisinin Yeri

Masallar, çocukluk çağlarının çok önemli bir kısmını kapsar. Birçok çocuğun masal dinlerken uyuduğu, masal dinlerken eğlendiği hatta masal dinlerken öğrendiğini göz önünde bulundurursak masalların duyguları iyileştirici, sakinleştirici ve onarıcı özelliğinin olduğundan da bahsedebiliriz.

Çocuk masalları her ne kadar çocuklara özgü, çocuk eğlenceleri gibi gözükse de aslında işin iç yüzü hiç de öyle değildir. Çünkü masallar gerçek dünyada yaşanan gerçek kötülüklerin çocuklarda kaygı ya da korku oluşturmadan evrilerek çocuğu hayata hazırlamanın bir yolu olmuştur.

Masal Kahramanları Neye Göre Seçilir?

Çocuk gelişiminde faydalı bulunan masallara bakılırsa hepsinin içinde tek gözlü dev adam, konuşan hayvanlar, Pinokyo, cadı, ejderha gibi gerçek hayatta olmayan abartılı masal kahramanları vardır. Bu masal kahramanlarının abartılı olması aslında çocukların kötülüğü ve kötü karakterleri sıradan görmesini engellemek amaçlıdır. Ancak çocuklar 12 yaşına kadar detaylı şekilde soyut düşünemedikleri için iyiliği ve kötülüğü ön görebilmeleri adına bu soyut kavramların somutlaştırılması gerekir. İşte burada çocuk gelişimini ve çocuk psikolojisini çok yakından ilgilendiren çok teknik, çok bilimsel bir konu ortaya çıkar. Çünkü masal yazmak gerçek bir uzmanlık ister.

Masallar Ön Görüyle Ön Yargıyı Nasıl Birbirinden Ayırır?

Masallar çocuklar için eğitici ve öğretici olurken masallarda kullanılan dilin de sade ve akıcı olması gerekir. Böylece çocuklar masalın kendisine verdiği mesajı anlayabilir ve gerçek dünyada da masallardaki gibi benzer olaylar olduğunda iyiyi ve kötüyü ayırt edebilirler. İşte buna ‘‘ön görü’’ denir.

Masallar, daha önce çocukların masallar sayesinde hayal ederek tecrübe ettikleri olayların gerçek dünyada benzerleriyle karşılaştıklarında, bu benzer olayda başlarına ne geleceğini ve nasıl davranmaları gerektiğini önceden anlayabilme yeteneklerini geliştirir ve ön görü becerilerini güçlendirir. Ancak çocuk gelişiminde ön görü oluştururken ön yargıyla çocukların düşüncelerini kalıplaştırmamaya dikkat etmek gerekir. İşte bu yüzden masallar özellikle kültür, coğrafya, ırk, din, dil, cinsiyet üzerinden çocukları ayrımcılık yapmaya itecek içerikler kullanmazlar.

Çocukların ön yargıları sadece masallarda kalsın ve gerçek dünyada hiç kimseye karşı ön yargılı hareket etmemesi için tüm kötülükleri Kaf dağlarının arkasındaki ülkelerde yaşayan kötü kalpli büyücülere, cadılara ya da babaanneyi yemeye çalışan bir kurtta atfedebilir. Böylece çocuklar gerçek hayatta hiç göremeyecekleri bir ülkenin gerçekte hiç yaşamamış kahramanlarını kötü bilebilir.

Aslında gerçek hayatta olmayan bu masal kahramanları sinsi düşüncelerin, kötü kalpli insanların, yalanın ve hilekarlığın sembolü halindedir. Bu nedenle çocukların dikkatini çekmeye ve onlara bir mesaj vermeye çalışılan tüm ana konu abartılı bir masal kahramanı üzerinde vurgulanır. Bu vurgunun neyin üzerine yapıldığı çocuğun algı dünyası için çok önemlidir. Eğer masaldaki abartılı durum kötü davranış üzerinden vurgulanırsa, gerçek dünya da bir anda çocukların gözünde kötülüklerle dolu bir yere dönüşüverir ve çocuklar masallar sayesinde ön yargılı katı bir düşünce yapısına sahip olurlar. Bu yüzden birçok masal çocuğa hiçbir şeyin çaresiz olmadığını, her zaman bir umut ve çarenin olduğunu vurgulayarak öğretir.

Masallar Çocukların Somut ve Soyut Düşünme Becerilerini Nasıl Ayırt Edebilir?

Masallar çocukların algı ve hayal dünyalarının içine girerek çocukların yaratıcılıklarının, sorun çözme becerilerinin ve hayal güçlerinin gelişmesinde en aktif rol oynayan bir dinleti çeşididir.

Örneğin ‘‘Rapunzel’’ masalında kimsenin kendisini bulamadığı yüksek bir kuleye hapsolmuş Rapunzel’i, çok sevdiği prensle buluşturan uzun sarı saçları bir gün bir cadı tarafından kesilse bile o prenses hiç umudunu kaybetmemiştir. Böylece masalın devamı bizlere çölde prensle karşılaşan Rapunzel’in kör olan prense sarılıp ağladığında onun sevgiyle akan göz yaşlarının prensin gözlerini açtığını ve tekrar prensesi görebildiğini göstermiştir. Aslında masalda prensesin gözyaşlarıyla prensin kör gözlerini iyileştirdiği söylenilerek abartılı bir anlatımın yapıldığı bu masalda sevginin iyileştirici gücü çocuğa somut olarak öğretilmeye çalışılmıştır.

Bunun yanı sıra bir çocuk Rapunzel masalını dinlediğinde bir kişinin tüm imkansızlıklara rağmen yine de elinde var olan imkanlarıyla kendisine ne çok olanak yaratabildiğini ve tüm imkanları kesildiğinde bile umut etmenin ve sevginin gücünün yaşamda ne kadar büyük mucizelere sebebiyet verdiğini öğrenmektedir.

Soyut mesajları somut aktarımlara çeviren bu abartılı anlatımlar her çocuğun biraz eğlendiği biraz da heyecanlandığı ‘‘Kırmızı Başlıklı Kız ve Kurt’’ masalında da kendini göstermektedir. Annesinin sözünü dinlemeyip yabancılarla konuşan Kırmızı Başlıklı Kız masalında da kurt sembolü çocukların tanımadıkları bir yabancıyla konuşmamaları gerektiğini ve ebeveynlerin izin vermediği yabancılarla konuşmanın ne gibi kötü sonuçlar doğuracağı konusu, kurttun büyük annenin kılığına girerek Kırmızı Başlıklı Kızı yemeye çalışması gibi abartılı ifadelerle anlatılmaya çalışılmıştır.

Yine çocukların çok sevdiği Keloğlan masallarında da pratik zeka kavramı ve çocukların olayları farklı açılardan yorumlayarak sorun çözme becerilerinin gelişmesine katkı sağlamaya yönelik mesajlar vardır. Keloğlan masallarında abartı padişahın kızı üzerinden vurgulanmaktadır. Bu abartılı vurgularla zekanın parayla, pulla, sarayla ve tahtla ölçülemeyeceği, kişinin önce gönlünün zengin olması, aklının bu dünyadaki en büyük servet olduğu ve pratik zeka sayesinde elde edilemeyecek hiçbir başarının olamayacağı kavramları masalın sonunda Keloğlan’ın padişahın kızıyla evlenmesiyle somutlaştırılmıştır.

Son olarak çocukların dinlemeyi çok sevdiği bir diğer masal kahramanı olan Pinokyo sayesinde ise neredeyse tüm çocuklar yalan söylemenin çok yanlış bir davranış olduğunu öğrenmişlerdir. Bu masalda çocuklarda ön yargı yerine ön görü oluşturabilmek için çok ince düşünülmüş çok önemli bir detay vardır. Bu detay Pinokyo’nun yalan söyleyen bir çocuk yerine tahtadan bir kukla olmasıdır. Burada profesyonel bir bakış açısı söz konusudur. Çünkü bu masalda çocuklara kukla yerine gerçek bir çocuğun sürekli yalan söylediği anlatılsaydı o zaman çocuklara verilen mesaj ‘‘Çocuklar yalan söyler’’ olacaktı. Bu durum ise çocukların yüksek düzeyde yalan söyleme potansiyellerinin olduğunu gösteren yanlış yere vurgu yapılmış mesajları oluştururdu.

Bunun yanı sıra Pinokyo masalında çocuklara göre düşünülmüş çok önemli bir vurgu daha vardı. Pinokyo’nun ebeveyni Pinokyo gibi kukla değil tam aksine gerçek bir insan olmasıdır. Çünkü burada çocuklara verilmesi istenen mesaj ‘‘Ebeveynler çocuklarını ne olursa olsun çok severler, kollarlar ve onlar için birçok fedakarlık yapabilirler’’ şeklindedir. Fedakarlık ve yalan çocuklar için soyut kavramlar olduğundan dolayı bu masalda abartılı vurgu ve somutlaştırma Pinokyo’nun yalan söyledikten sonra uzayan burnu üzerinden yapılmıştır. Böylece uzayan bir tahta burun çocuklara yalanın her zaman ortaya çıkacağını ve yalan söylendiğinde bunun bir başkası tarafından anlaşılabileceği mesajını vermiştir.

Masalla Terapi Olur Mu?

Masallar hem çocuklar hem de içindeki çocuğa hitap eden yetişkinler için çok doyurucu ve yaşam felsefesi oluşturacak kadar etkileyici anlatımlardır. Bu yüzden insan ruhunu bu denli etkileyen anlatım dili, terapi sürecinin de içerisinde yerini almış olup masal terapisi adı altında ayrı bir yöntem olarak özellikle daha çok çocuklara yönelik uygulanmaktadır.

Çocuklar büyürken hayata masallarla hazırlandıkları gibi masallar da çocukların ilişkilerini sağlıklı sürdürebilmeleri için gerekli bağı kurmalarında, yeri geldiğinde özür dileyebilmelerinde, yeri geldiğinde bir ilişkiyi bitirebilmelerinde, umutlu ve sevgi dolu olabilmelerinde, kötülükler karşısında pes etmemeyi öğrenmelerinde, ön görebilmelerinde ve empati kurabilmelerinde de yardımcı olur. Böylece çocuk ruhunu okşayan ve çocukları korkutmadan onlara kötülükle baş etmeyi öğreten masallar sağlıklı bir yetişkin karakterinin gelişmesine de zemin hazırlarlar. Bu nedenle masal terapisi hem çocuklara uygulanabilen hem de bazı çalışmaların yetişkinlerle de yapılabildiği yardımcı bir psikoterapi yöntemi olarak da tanımlanabilir.

Masal Terapisi Nedir?

Duygularını ifade etmekte zorlanan 3-13 yaş arası çocuklarda uygulanabilen, masallara yönelik materyalleri kullanarak çocukların masal kahramanlarını canlandırdığı ve böylece duygularıyla düşüncelerini daha kolay ifade edebildiği bir terapi yöntemidir. Masal terapisi karşılıklı ilişkileri baz alırken aynı zamanda çocuğun kendi yaşamında zorlandığı olaylarla da baş edebilmesine yardımcı olur.

Bu nedenle masal terapisi çocuğa sadece masal anlatmaktan ibaret değildir. Nasıl ki çocukların ön yargı oluşturmadan ön görü becerisi kazanabilmelerini sağlamak için masalların bir uzman kalem tarafından ele alınması gerekiyorsa masal terapisinin de bu terapi tekniğinin eğitimini almış bir masal terapisti tarafından yapılması gerekir. Çünkü masal terapisi aynı zamanda çocuğun özgüvenini destekleyen ve ebeveyn-çocuk ilişkisi üzerinde de olumlu pekiştirici etki sağlayan kıvamda bir terapi tekniğidir. Bu terapinin ismine aldanarak masal terapisinin çocuğa masal okumak kadar basit olduğu düşünülürse kesinlikle çok büyük bir yanılgıya düşülür. Çünkü masal terapisi uzman olmayan bir kişi tarafından yanlış uygulandığında bu durum çocukta tam ters etki göstererek çocuğun özgüveninin kırılıp yerine kaygıların pekişmesine de neden olabilir.

Hangi Durumlarda Masal Terapisinden Faydalanılmalıdır?

Çocukların ruh dünyalarının içine kadar işleyen ama dile getiremedikleri tüm sorunlara yönelik masal terapisinden faydalanılabilinir. Örneğin duygusal, fiziksel ya da cinsel tacize uğramış çocuklar, başlarına gelen bu talihsiz olaylar yüzünden korkmuş, kendilerini savunmasız ve çaresiz hissetmiş olabilirler. Bu çocuklar o kadar incitilmişlerdir ki çoğu zaman onlar için bir başkasına duygularının nasıl istismar edildiğini ya da vücutlarına kötü bir şekilde nasıl dokunulduğunu anlatmak çok zor olabilir.

Masal terapisinin hem bilişsel hem de deneyimsel yapısı sayesinde istismara uğramış olan çocukların duygusal yaralarını sarmak ve psikolojik açıdan onlara yardımcı olmak da daha kolay olabilmektedir. Ayrıca evlat edinilmiş çocukların yeni ebeveynlerine bağlanma süreçlerinde ya da evlat edinildiklerini öğrendikleri süreçte çocukların hissettikleri uyum problemlerini aşmada masal terapisinden faydalanılabilinir.

Bunun yanı sıra sevdiği bir kişinin ya da hayvanın ölümü sonrası çocuğun yaşadığı yas sürecini, öfke ve dürtü kontrol bozukluğu yaşayan çocukların davranış problemlerini , kronik rahatsızlığı olan çocuklarda rahatsızlığın verdiği kısıtlanmaları ve anne babası boşanmış çocukların duygularına yönelik çalışmalar yapılırken de masal terapisi uygulanabilmektedir.

Tüm çocukların hayatlarının mutlu sonla bittiği masallara dönüşmesi dileklerimizle… Çocuk psikoloğu hizmetleri için https://www.mutluyasam.com.tr/ websitesini inceleyebilirsiniz.

Önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/cocuklarda-hayali-arkadaslar/ linkinden ulaşabilirsiniz.