terk edilme şeması

Terk Edilme Şeması

“Lütfen beni terk etme!”

Terk edilme şeması kişinin sevdiği kişiler tarafından terk edileceğine, yalnız bırakılacağına dair güçlü bir inanç geliştirmesi üzerine şekillenen duygu, düşünce ve davranışlarının hepsine verilen addır.

Terk Edilme Şeması Nasıl Oluşur?

Şemalarımızın oluşmasına neden olan biyolojik yatkınlığımız, genetik bir zeminimiz vardır. Genetik yatkınlığın üzerine yaşantılarımızın eklenmesiyle birlikte şemalarımız oluşur. Genellikle çocukluk çağı ya da genç erişkinlik dönemindeki yaşantılar uyum bozucu şemalarımızın oluşmasına ve kemikleşmesine neden olur. Ancak bu durum ne kadar fazla ve şiddetli düzeyde yaşanırsa terk edilme şeması daha da güçlü hale gelebilir.

Terk edilme şemasında biyolojik yatkınlık daha fazla önem arz eder. Çünkü terk edilmeyle ilişkili olumsuz yaşam olaylarında mizaç özellikleri daha fazla devreye girer ve terk edilme şemasına olan yatkınlık daha çok artar. Örneğin kişinin çocukluk döneminde baş etmekte zorlandığı erken yaşta ebeveyn kaybı, ebeveynlerin boşanması, ebeveynin alkol bağımlısı olması, ebeveynlerinden en az birinin depresyonda olması ya da farklı sağlık sorunları nedeniyle uzun süre hastanede yatması gibi olumsuzluklar ebeveyn-çocuk ilişkisindeki bağlarda zedelenme yaratabilir.

Ayrıca yetişkin bireyin çocukluğunda sık sık bakıcısının değişmesi ve tayin nedeniyle çocukluğunda sürekli sosyal ortam ile okul değiştirmesinin de terk edilme şemasının temellerinin atılmasında büyük rol oynamaktadır.

Bu gibi olayların yanı sıra çocuklukta ihmal ya da istismar varsa ve çocuğa acı veren kayıplar yaşanmışsa terk edilme şemasının oluşması çok daha kolay hale gelir. Bu yaşam olayları terk edilme şemasının travmatik taraflarını oluşturur.

Bir de travmatik tarafların tam tersi şekilde şemaların çok olumlu gibi görünen tarafları da olabilir. Örneğin bir ailede çocuğun bağımlı bir anneyle ya da babayla büyümesi, annenin bir önceki bebeğini düşürmesi veya bebeğin doğduktan sonra ölmesi gibi durumlar yaşandığında, ebeveynler daha sonra doğan çocuğa çok daha fazla korumacılık göstererek onun üzerine titreyebilirler, hep onunla beraber olurlar, o çocuğa gereğinden daha çok ilgi gösterirler.

Olumlu gözüken duruma bir başka örnek ise çocuğun anne- babasının ayrılmasından veya annenin eşini kaybetmesinden ötürü yalnız kalması sonucu olarak çocuğunu bir nevi o eşinin yerine koyabilir. Böylece yeniden bir başkasını yitirme kaygısıyla annesi çocuğuna aşırı düşkün olabilir. Bu şekilde de bağımlılığın üzerine yerleşen bir terk edilme şeması oluşabilir.

Terk Edilme Şeması İlişkilere Nasıl Yansır?

Bireylerin diğerleriyle sağlıklı ve güçlü ilişkiler kurabilmesi ve kurduğu ilişkileri devam ettirebilmesi için çocuklukta bakım vereniyle sağlıklı bağlanma gerçekleştirmesi gerekir. Bakım verenle çocuk arasında sağlıklı bağlanmanın oluşabilmesinde çocuğun ebeveyni için “benim temel bakım ihtiyacımı ve duygusal ihtiyaçlarımı karşılar, bana saygı duyar, bana sevgi verir, ilgi gösterir, benimle oyun oynar ve beni terk etmez” gibi olumlu bir algı geliştirmesi gerekir.

Bir çocuk ebeveyninin onu terk etmeyeceğini nesne sürekliliği olarak tabir edilen kavramdan anlar. Nesne sürekliliği ise çocuğun ebeveynine arkasını dönse bile geri döndüğünde ebeveyninin orada, bıraktığı yerde olduğunu bilmesi halidir. Eğer bireyin çocukluğunda ebeveynleriyle sağlıklı bağlanma gerçekleşmezse birey kendisini çok yeterli, çok güzel, çok yakışıklı, çok başarılı hissederek dışarıdan özgüvenli gözükse bile yakın bir ilişkiye girdiğinde terk edilme şeması bireyin duygu, düşünce ve davranışlarında olumsuz biçimde yön verici olabilir.

Bu durumu bir başka örnekle açıklayacak olursak, terk edilme şemasına sahip kişiler duygusal olarak birinden çok hoşlandıklarında bu duyguların hemen ardından başlayan ciddi bir kaybetme korkusu, beğenilmeme kaygısı ya da “onsuz kalma korkusu” hissedebilirler. Bu yüzden terk edilme şemasına sahip kişiler terk edilmekten korktuğu için çevrelerinde hiç ilişkiye girmeyen kişiler olarak da tanınabilirler. Bu kişiler terk edilme şemasıyla kaçınma yaparak baş etmeye çalışırlar. Kaçınan bireyler de genellikle terapiye şu şikayetlerle gelirler: “Ben çok yalnızım, hiç ilişki kuramıyorum, bana uygun biri yok.”

Bu cümleler üzerine terapist, terapi süreci içerisinde kişinin söylediği bu cümleleri içeren yaşam olaylarından biraz daha derine inebilir. Bu kişilerin çocukluk hikayelerinde de ihmal edilme, terk edilme, ebeveyn kaybı yaşama gibi olumsuz yaşam hikayeleri varsa genelde kişinin şikayetinin terk edilme şeması üzerine inşa edilmiş bir savunma mekanizması olduğu görülür. Terk edilme şemasının bir başka görünümü ise çok sık sevgili değiştirmek olarak dışarıya yansıyabilir.

Kişiler terk edilme şemasına sahip olduklarında bu şemayla 3 farklı şekilde baş etmeye çalışabilirler. Bu baş etme durumlarından biri şemaya teslim olmalıdır. Kişi, terk edilme şemasına teslim olduğunu hayatına kendisini kolaylıkla bırakacak, aldatacak, terk edecek partnerler alırlar. Bu yüzden bu kişiler “her ilişkimde terk edilen ben oluyorum ” diye kendilerine acıyarak terapiye başvurabilirler.

Şemayla başa çıkma yöntemlerinden bir diğeri ise şema aşırı telafisidir. Aşırı telafi yapan kişiler terk edilmeye dair duydukları yoğun korkuları yokmuş gibi tam tersi şekilde davranırlar. Aşırı telafi yapan kişiler ilişkilerinde kendileri için “Çok çabuk âşık oluyorum, ben aşk adamıyım, aşk kadınıyım” yorumunu yapabilirler. Bu kişiler biriyle çok sık yakınlaşma isteği duyduklarını açıklasalar da hemen ardından hızlı başlayan romantik ilişkileri ne yazık ki çoğu zaman hüsranla biter. Bunun sonucunda kişide “Bana bunu nasıl yapar, çok seviyorduk birbirimizi o beni terk etti” gibi öfke içerikli düşünceler ortaya çıkabilir.

Terk edilme şeması olan kişilerin bazıları çok çabuk ilişki başlatan ve ilişkide hızlı yakınlaşan kişilerdir. Bu hızlı yakınlaşmanın ardından ise bu kişilerde partnerlerinden talepkârlık gözlemlenebilir. Bu kişiler partnerlerinden talep olarak sürekli “Beni neden aramadın? Seni aradığımda neden açmadın, bu sabah bana neden günaydın yazmadın, sana mesaj yazdığımda neden dönmedin, sana bir soru sordum beni neden duymazdan geliyorsun” gibi sorgulamalar başlar.

Bu kişilerin terk edilme şemasının tetiklenmesi için gerçekten terk edilmeleri ve perişan olmaları gerekmez. Şaşırtıcı olan ise bu kişiler gerçek terk edilme tehdidi yaşamadan ufacık şeylerle tetiklenebilirler.

Kendinizde Terk Edilme Şemasının Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Eğer yukarıda saydığımız özellikler size de tanıdık geliyorsa sizin de terk edilme şemanız olabilir. Siz de bu şema nedeniyle çok sık partner değiştirme, bir ilişkiyi sürdürememe gibi durumları yaşayabilir ya da partnerinize ulaşamadığınızda ve ondan uzakta olduğunuz durumlarda aşırı endişe, korku hissedebilirsiniz.

Bu korkuları kuruntulara dönüştürüp “Beni sevmiyor mu, bana değer vermiyor mu” gibi sorgulamalara kapılabilirsiniz. Bu sorgulamaların sonunda ise partnerinize nedensiz yere yoğun öfke hissedebilirsiniz. Örneğin şehir dışına gitmesi gereken partnerinizi gözyaşları içinde özlemle yolcu edebilir ama ayrı kaldığınız süre içerisinde sizi aramadığı her saat dilimi için sizi terk etmiş, aldatmış olabileceğinden şüphe duyabilirsiniz.

Bunların hiçbirinin olmamasına rağmen partneriniz geri döndüğünde günlerce onunla konuşmama, yüzüne bakmama gibi kaprisli davranışlar gösterebilirsiniz. Bu duruma genelde partneriniz anlam veremez. Bu davranışlar karşısında partnerinizin de “hani beni çok seviyordu, hani çok özlüyordu, yoldan döndüm fakat şimdi de yüzüme bakmıyor” gibi düşüncelerle kafası karışabilir.

Partnerinize karşı yoğun kıskançlık hissediyor olabilirsiniz. Hatta partneriniz bir başkasına arkadaşça ilgi gösterdiğinde bile onun sizi terk edip başkasını tercih edeceğiyle ilgili kıskançlık duygusuna kapılabilir, tabiri caizse tek perdelik tiyatrolar sergileyebilirsiniz. İşte tüm bunlar terk edilme şemasının baskın olduğunu gösteren kanıtlardır.

Terk Edilme Şeması İçin Neden Psikoterapi Desteği Almalısınız?

Mutlu Yaşam Psikolojik Danışmanlık Merkezi psikologları, terk edilme şemasının bireylerin günlük hayatlarına ve yakın ilişkilerine yansıyan olumsuz etkileri fark ederek bunlarla baş edebilir yetkinliğe ulaşabilmeleri için yüz yüze veya online şema terapi seansları düzenlerler.

Psikoloğumuz, terapide danışanının yaşam öyküsünü dinleyerek terk edilme şemasının oluşmasına sebebiyet veren şema kökenlerini anlamak için danışanın sorun olarak getirdiği durumun benzerlerini çocuklukta da yaşamış olup olmadığını sorgular.

Böylece terapi içerisinde danışanın terk edilme şemasının dayandığı kökler keşfedilir. Bu keşiften sonra uzman, danışanının şimdiye kadar süregelen işlevsiz baş etme yöntemlerini de yine danışanın kendisiyle beraber inceler. Çünkü birçok kişi kendi şemasının etkisi altında aynı şeyleri yaparak probleme çözüm bulmak yerine problemi daha da büyüttüğünün farkında değildir.

Psikologlarımız terk edilme şemasının kişinin hayatında oluşturduğu olumsuzluklarla etkili şekilde baş edebilmeleri için danışanına Şema Terapi ekolünün ölçeklerini uygulatabilir, seans süreci içerisinde bilişsel, davranışsal ya da yaşantısal teknikleri kullanabilirler.

Uzman, danışanının şemaya hizmet eden olumsuz davranışlarının farkındalığını oluşturmak için danışanına seans sonunda şemayla baş etme ödevleri ve alıştırmaları vererek seans takibini yapar. Bu süreçte psikoloğun terapideki ana hedefi kişinin şemasının ne olduğunu ve şemanın köklerinin nereye dayandığını fark ettikten sonra şemayı besleyen sorunla başa çıkma mekanizmalarını ortadan kaldırıp yerine yeni, sağlıklı başa çıkma mekanizmaları inşa etmektir.

Sağlıklı ve Mutlu bir Yaşam Dileğiyle…

Önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/psikolojik-hastaliklardan-hangisine-sahip-olabilirim/ linkinden ulaşabilirsiniz.