Aidiyet Ne Demek ve Aidiyet Duygusu Hissetmemek

Aidiyet Ne Demek ve Aidiyet Duygusu Hissetmemek

Aidiyet ne demek, ait olmak demektir. Toplum veya çevre tarafından kabul edilmek, bulunduğu ortamın bir parçası olduğunu hissetmek terimleri aidiyeti oluşturur. Bireyin bulunduğu ortamda kabul görebilmesi için ortamın kurallarına ayak uydurması gereklidir. Bu da sadece aidiyet duygusu ile sağlanabilmektedir. Birey bunu hissettiği takdirde ortama uyum sağlayacak motivasyonu ancak oluşturabilir. Bireyin kendini bir ortama, bir topluluğa, insana, nesneye veya sosyal ekiplere ait olma isteği durumudur.

İnsan kendini iyi hissettiği veya özgür hissettiği ortama ait olmak ister. Kimlik arayışında da ait olduğu ortamın özelliklerine göre kimlik özellikleri gelişecektir. Aidiyet duygusunu oluşturabilmek amacıyla da asırlardır belli gruplaşmalar oluşmuştur. Bu gruplar aidiyet hisseden ortak özellikler içeren topluluklardır.

Aidiyet ne demek konusu incelendiğinde aidiyet ile birlikte birleşme, ilişkilendirme veya ayrışma terimleri de ortaya çıkmaktadır. Birey ait olduğu grup, topluluk gibi oluşumları kendi seçimleri dahilinde katılım sağlayarak aitlik duygusunu besler. Fakat bazı durumlarda ait olunan ve seçilmeyen durumlar da mevcuttur. Bu aidiyet durumları aile, doğduğun ülke ve ırktır. Bu durumlar seçime tabi olmadığı için değiştirilmesi de mümkün değildir.

Aidiyet Duygusu Hissedebilmek

Aidiyet duygusu kişilik özelliklerine göre değişmektedir. Bu duygu sosyal ve kültürel etkileşimlerden etkilenmekte ve değişkenlik göstermektedir. Toplum tarafından bireylere sağlanan şartlar aidiyet duygusu etkilemekte ve bireyin bağlılık ilişkisini belirlemektedir. Aidiyet ne demek sorusunun cevabı aslında bir ortama veya topluma ait olma durumunun bir ihtiyaç olmasıdır. Bir topluluğa ait olarak diğerlerinden ayrışmak, farklılaşmak çoğunlukla ihtiyaçtır. Bireylerin toplum içerisinde bütünleşmede çabalarının aslında bir parçasıdır.

Sosyal açlık olarak da nitelendirilen bu durum psikolojik araştırmaların konusu olmuştur. Kişilerin dışlanma durumundan uzaklaşmaları ve sosyal çevreleri tarafından kabul görmeleri nedeniyle aidiyet duygusu önem kazanmaktadır. Geçmişten günümüze ilkel toplumlarda dahil olmak üzere aitlik duygusu bir mekanizma ile işlemektedir. Bir arada olmak ve birlikteliğin avantajını sağlamak amacıyla da aidiyet duygusu oluşabilir. Aidiyet duygusu evrensel bir duygudur ve psikolojik olarak temel bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın bazı güdülerle desteklenerek doygunluğa ulaşması gereklidir.

Aidiyet ne demek diye sorarsanız, ilişkin olmak anlamına da gelmektedir. Bireylerin toplumsal tavır ve davranışlarının belirlenmesinde aidiyetin etkisi oldukça önemlidir. Aidiyet duygusu düzen, uyum, birlikte hareket etmek, öz güven gibi konuları desteklemektedir. Bu duyguların tetiklenmemesi bağlılık duygusunu oluşturamamaktadır.

Bireyin Aidiyet İhtiyacı Nedir?

Birey aidiyet ihtiyacını bir gruba dahil olarak destekleyebilir. Bu durum yoğun bir duygu yoğunluğu şeklinde yaşanabilir. Bireyin aidiyet duygusunun oluşumunu belli başlı tavır ve davranışlarla gözlemlemek mümkündür. Dahil olduğu grubun fikirlerini benimseme, kendini olduğu gibi yansıtabilecek kadar özgüvenli olma, grup ile birlikte hareket edebilmek gibi olguları barındırır. Bu durum da gruplara, toplumlara ve toplumsal davranışlara aidiyetin başlangıcı olarak kabul edilebilir.

Grup içinde aidiyet ne demek derseniz bir topluluk, nesne veya gruba ait olmak, ilişkin olmak anlamındadır. Grup aidiyeti, bireysel aidiyet veya toplumsal aidiyet şeklinde de değerlendirilebilir. Toplum için duyulan aidiyet duygusu çoğunlukla birçok toplum tarafından bireysel bir aidiyet olarak da değerlendirilmektedir.

Bireylerin ait hissedebilmeleri için bulundukları gruba, kişiye, topluma inanmaları gereklidir. Bu inanç sayesinde bir birliktelik ilişkilendirme yaparak ancak kendisini ait hissedebilmektedir. Dolayısıyla bu aitliği sağlayan farklı görüşleri de içeren ama bir arada kalmayı sağlayan inançtır.

Değişen teknoloji, güncel dünya düzeni gibi konular kişilik gelişimini doğrudan etkilemektedir. Bu durumlar toplumsal düzeni de beraberinde değiştirmektedir. Bireyler bu sosyal durum değişliklerinden etkilenmektedir. Gelişen ve değişen düzen ile birlikte bireylerin aitlik ihtiyaçları da farklılaşabilmektedir. İhtiyacını tam olarak karşılayamaması durumunda da bazı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Aidiyet ne demek sorusunun cevabı ait olmak duygusuyla bir kişiye, nesneye veya gruba olan bağlılıktır. Özellikle çocukluk döneminde devamlı taşınma, ortam ve şehir değişikliği, ailede sevgi duygusunu pek fazla tadamamış kişilerin aidiyet duygusu olumlu önde gelişmeyebilir. Sevmek, sevilmek, doğru yerde olduğunu hissetmek, kimliğin ve karakterin oluşumunda aidiyet duygusu genç bireylerde çok önemlidir. Bireylerin uyum sağlayamadığı durumlarda dışlanma korkusu oldukça fazladır. Bireysel aidiyetin sağlanmasının bir ihtiyaç olduğu göz ardı edilememelidir.

Bağlı olmak, bağlı olmak, sevmek, sevilmek, sevildiğini hissetmek oldukça önemlidir ve belli noktalarda hayati önem taşımaktadır. Çocuk Psikoloğu desteğine desteğine başvurulması gerekli olabilir.

Toplumsal Aidiyet Türleri Nelerdir?

Aidiyet türlerine göre farklı tanımları mevcuttur. Toplumsal aidiyet türleri; etnik (ırksal) aidiyet, dinsel aidiyet, örgütsel aidiyet, mekânsal aidiyet olarak sınıflandırılabilir. Toplumsal oluşan aidiyet bireylerin ulusu bir arada geliştirebileceğini ortaya koymaktadır. Toplumlarda sürekliliğin sağlanabilmesi amacıyla ulusu oluşturan bireylerin güven duymaları ve aitlik duygusu ile bağlanmaları önem arz etmektedir.

Gençlik ve çocukluk döneminde kişilik ve kimlik oluşumunda toplumsal aidiyet türleri etkisi görülmektedir. Bu türler bireysel davranışları etkilemektedir. Aitlik duygusunu etnik kökenler, dini inanışlar, sosyo-kültürel gruplar, bulunulan mekan veya ortam belirlemektedir. Toplumun düzeni ve işleyişi bu konuların şekillenmesine neden olmaktadır. Bu türlerin bireylerin beklenti ve ihtiyaçlarını karşılaması aidiyet duygusunu kuvvetlendirecektir.

Aidiyet Duygusu Neden Önemlidir

Aidiyet ne demek sorusunun cevabı ilişkin olma ve ait olma durumu olarak tanımlanan bu duygu oldukça önemlidir. Çocuklarımızda ve gençlerimizde aidiyet duygusu takip edilmesi gereken konulardan biridir. Bireylerin kişilik gelişimleri toplumun temelinin oluşmasında ve toplumun kalkınmasında rol oynamaktadır. Gençlerin ve çocukların aile ve toplumda güven ortamında büyümeleri aidiyet duygusunu artırmaktadır. Güven ve inanç duyduğu topluma duygusal olarak da bağlanır. Bu bağlılık kuvvetli bir aidiyet duygusunu beraberinde getirir.

İlk defa girdiğimiz ortamda bir bağ kurmak ve ortama ayak uydurabilmek amacıyla kişilere bazı sorular yöneltiriz. Hangi şehirden olduğu, mesleği, mezun olduğu okul gibi birçok konudaki meraklarımızı dile getiririz. Amaç aslında sosyal bir bağ kurarak ortama ait olmayı istemektir. Aidiyet ne demek, benzerlik oluştururken aslında bir bakıma bazı noktalarda farklılaşarak özel ve ait olma durumudur. Özel ve benzer olmak olarak zıt kavramların bir arada kullanılması olarak da özetlenebilir. Aidiyet duygusu bireyleri harekete geçiren ve takım olma isteği yaratan bir duygudur.

Çoğunlukla güven duygusunu desteklemek veya hissetmek amacıyla ait olma isteği filizlenmektedir. Aidiyet hissinin oluşması için zamanında ve doğru adımlar atılması gereklidir. Ailelerin çocuklarını birey olma ve özgür olma durumlarını desteklemeleri gereklidir. Bu özellikleri desteklemeye yönelik çalışmaları bir uzman eşliğinde yapabilirler. Çocuk psikologu desteği almanız çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayacaktır. Mutlu Yaşam üzerinden bilgi alabilirsiniz. Aidiyet duygusu ve aidiyet konularında uzmanlaşmış bir psikolog ile ilerleyebilirsiniz.

Aidiyet ne demek derseniz kendini bir topluluğa ait hissetmek, kalabalıkta yalnız hissetmemek duygularını yaşama durumdur. Ait olmak duygusu, sadece bir duygu değil bir ihtiyaçtır. Bir topluma veya topluluğa ait olduğunu, ailede sevildiğini hisseden bireyler güçlü bir güven duygusuna sahiptir. Güven duygusu gelişmiş bir birey kendini daha güçlü hisseder. Çocukluk döneminde altı ile on beş yaşları arasında aitlik duygusu oluşmaya ve gelişmeye başlar. Çocuk birey, kendini rahat hissettiği, sevildiği ve huzurlu bir ortamda olmak ister. Kimlik gelişimi ve kişilik oluşumu bu yaşlarda başlar ve aidiyet duygusu ile birlikte geliştirilmesi ve şekillendirilmesi gerekir.

Bir önceki yazımıza https://www.mutluyasam.com.tr/genclerde-kimlik-bunalimi/ linkinden ulaşabilirsiniz.